Emeklilik maaşı nasıl belirleniyor?

Emeklilikte bağlanacak aylık, çalışma hayatı boyunca SGK’ya bildirilen prime esas kazanç ve prim gün sayısı üzerinden hesaplanıyor. Başka bir ifadeyle, çalışan adına bildirilen kazanç ne kadar düşükse, emeklilikte alınacak maaş da o ölçüde sınırlı kalıyor. Özellikle uzun yıllar asgari ücret üzerinden bildirilen primler, emeklilik döneminde ciddi gelir kayıplarına yol açabiliyor.

2026 yılıyla birlikte yürürlüğe giren yeni düzenleme, bu tabloyu daha da görünür hale getirdi. Prime esas kazanç tavanının yükseltilmesi, yüksek kazanç bildirenler ile düşük prim ödeyenler arasındaki farkı açtı.

Prime esas kazanç tavanı neden kritik?

1 Ocak 2026’dan itibaren prime esas kazanç tavanı, asgari ücretin 9 katı olarak uygulanmaya başlandı. Bu değişiklik, özellikle orta ve yüksek gelir grubundaki çalışanlar için daha yüksek emeklilik aylığı anlamına gelirken, düşük kazanç bildirenler açısından riskleri artırıyor.

Uzmanlara göre bu tavan artışı, emeklilik sisteminde “ne kadar prim, o kadar maaş” ilkesini daha sert biçimde hissettirecek. Bugün düşük prim ödemeyi tercih edenler, ileride yalnızca taban emekli aylığıyla yetinmek zorunda kalabilir.

BAĞ-KUR’lular neden risk altında?

BAĞ-KUR verileri ne söylüyor?

Habertürk yazarı Ahmet Kıvanç’ın aktardığı SGK verilerine göre, 2024 yılında BAĞ-KUR kapsamında prim ödeyen 3 milyon 66 bin 874 kişinin neredeyse tamamı primlerini asgari ücret üzerinden yatırdı. Asgari ücretin üzerinde kazanç bildirerek prim ödeyenlerin sayısı yalnızca yaklaşık 10 bin kişiyle sınırlı kaldı.

Daha çarpıcı olan ise, prime esas kazanç tavanı üzerinden prim ödeyen BAĞ-KUR’lu sayısının sadece birkaç yüz kişiyle ifade edilmesi. Bu tablo, gelecekte BAĞ-KUR emeklilerinin büyük bölümünün en düşük emekli aylığına mahkûm kalabileceğini gösteriyor.

BAĞ-KUR’da neden düşük prim tercih ediliyor?

BAĞ-KUR’lular için kazanç bildiriminin alt sınırının asgari ücret olması, özellikle küçük esnaf açısından bir avantaj gibi görülüyor. Ödeme gücü sınırlı olan esnaf, kısa vadede daha az prim ödemeyi tercih ediyor. Ancak uzmanlara göre bu tercih, emeklilikte ciddi bir gelir kaybı olarak geri dönüyor.

SSK’lı çalışanlar için tablo farklı mı?

SSK’da primler neden düşük bildiriliyor?

SSK’lı çalışanlar açısından en önemli sorun, istihdamın büyük bölümünün asgari ücret üzerinden yapılması. Bunun yanında bazı işverenlerin, daha az prim ödemek amacıyla gerçek kazanç yerine asgari ücret üzerinden bildirim yaptığı da bilinen bir gerçek.

Yeni düzenlemeyle birlikte yemek bedeli ve çocuk yardımı gibi sınırlı istisnalar dışında yapılan ödemelerin tamamı prime esas kazanca dahil ediliyor. Bu durum, yüksek kazanç bildirilen çalışanlar için avantaj sağlarken, düşük bildirilenler açısından emeklilik riskini artırıyor.

Yüksek prim, yüksek emekli maaşı demek mi?

Uzmanlara göre cevap net: Evet. Yüksek prim, yalnızca kurumun gelirlerini artırmıyor; aynı zamanda emeklilikte bağlanacak aylığın da yükselmesini sağlıyor. Emekli maaşı hesaplamasında esas alınan kazançlar, çalışma hayatının tamamını kapsadığı için uzun süre düşük prim ödeyenlerin sonradan bu açığı kapatması oldukça zor.

Bu nedenle, özellikle orta yaş grubundaki çalışanların prim bildirimlerini dikkatle takip etmesi ve mümkünse kazançlarını gerçek seviyesinden bildirmesi öneriliyor.

İnşaat devleri DEİK çatısı altında bir araya geldi
İnşaat devleri DEİK çatısı altında bir araya geldi
İçeriği Görüntüle

En düşük emekli aylığına mahkûmiyet riski

2019 yılından bu yana uygulanan en düşük emekli aylığı, prim gün sayısı ve kazancı düşük olan emekliler için bir güvence olarak görülüyor. Ancak uzmanlar, bu uygulamanın kalıcı bir çözüm olmadığını vurguluyor. Zaman içinde en düşük aylık ile ortalama emekli maaşı arasındaki farkın açılması, milyonlarca emeklinin alım gücünü sınırlayabilir.

2026 düzenlemesiyle birlikte artan tavan, emeklilik planlamasında bilinçli hareket etmeyenler için bu riski daha da büyütüyor.

Kaynak: Münevver YILMAZ