Kütahya’da alanında tek erkek aşçı yetiştiren, Geniş Kütahya mutfağını katıldığı yarışmalarla tüm ülkeye duyuran Yoncalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin Yiyecek İçecek Hizmetleri Alan Öğretmeni Nurdan Behice Doğru yaptığı açıklamada Kütahya’nın şehzade yetiştiren ve beylerbeyi olan bir şehir olması sebebiyle tüm Anadolu’ya yemek kültürünü aşıladığını ifade ederken Kütahya’da geleneksel yiyeceklerin yenilebileceği alanların olmamasından dert yandı. Tarihin her döneminde belirli bir öneme sahip olan Kütahya, zengin yemek kültürüyle de tüm dönemlerde kendine geniş yer buldu. Yoncalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin Yiyecek İçecek Hizmetleri Alan Öğretmeni Nurdan Behice Doğru Kütahya’nın her dönem ülke mutfağına yön verdiğini ve katkıda bulunduğunu ifade etti. Tanıtım alanındaki sorunlardan da bahseden Doğru Kütahya Mutfağının tanıtılması için ellerinden geleni yaptıklarını dile getirirken Kütahya’da diğer şehirlerden gelen misafirlerin geleneksel Kütahya yemeklerini yiyebilecekleri alanların olmamasının büyük bir eksiklik olduğunu vurguladı.

“SARAY MUTFAĞINI İÇİNE ALIR”

Kütahya gastronomisi hakkında açıklamalarda bulunan Nurdan Behice Doğru, “Kütahya mutfağı denildiği zaman Kütahya Mutfağı hakkında kimse bir şey bilmiyor aslında. Bunu söylediğimizde ‘Kütahya yemeği ne var?’ sorusu geliyor. Benim algılayamadığım şu; Selçukludan gelen bir beylik olan Germiyan Beyliği, artı olarak Domaniç’te köklenen Osmanlı Beyliği’nin nasıl mutfak kültürü Kütahya’da olmaz? Saray mutfağını içine alır. Selçuklu saray mutfağını içine alır ve bu yönde aslında tüm Türkiye’ye yemek kültürü buradan gitmiştir diye düşünüyorum. Bu konuyla ilgili de öğrencilerimizi yetiştirerek Kütahya mutfağının, Kütahya’daki gastronominin tanıtılması için rol oynamaya çalışıyoruz. Yarışmalara Kütahya yöremizin yemekleriyle katılıyoruz. Pek çok ödülle, birinciliklerle dönüyoruz. Şu ana kadar gittiğimiz hiçbir yöresel yemek yarışmasından ödülsüz dönmedik. Hatta yurtdışında da Ukrayna yaptığımız temsilde de okulumuzu, Kütahya’mızı ve ülkemizi yine 2 kupa ve 10’a yakın madalya ile temsil ettik. Bu konuda da bizler öğretmenler olarak elimizden geleni yapıyoruz.” Şeklinde konuştu.

“BU YEMEKLERİ YAPAN YERLERİN OLMAMASI BÜYÜK BİR EKSİKLİK”

Bu alanda Kütahya’nın eksiklerinden bahseden Doğru, “Maalesef ki Kütahya’da bu yemekleri yapan bir yer yok ve bu çok çok büyük bir eksiklik. Çünkü ben bir şehre ya da ilçeye gittiğimde ilk sorduğum soru ‘Burada ne yenir ve Buranın nesi meşhur?’ Kütahya’da meşhur olan çok fazla yemek var ama tanıtılması gereken de birçok yemeğimiz var. Bunlarla alakalı çok nadir yerlerimiz var. Birkaç konak var yemeklerde çıkartıyorlar ama gönül ister ki Belediye ya da Valilik buna el atsın. Kütahya yemeklerini gerçekten tanıtan bir yer açılsın. Mesela bizim bir mumbar dolmamız var. Doğuda yapılan dolmayla karıştırılıyor ama bizimki öyle değil. Bunu ben küçüklüğümden hatırlıyorum. Babaannem gömlek zarına ciğerli iç pilav sararak fırında pişirirdi. Bizdeki dolma da böyledir. Bu mesela Edirne tarafında da var. Bu Kütahya’dan, Germiyan Beyliği’nden çıkmıştır. Bunun dışında kelem dolması. Yöresel adı bizde kelemdir ama lahana dolması olarak bilinir. Her yerde zeytinyağlı yapılır ama bizde kıymalıdır etlidir. Yine ilginç bir şekilde kabak doldurma. Yeşil kabak, kara kabak deriz biz ona. İçi açılır onun, zaten içinde dilimleri yoktur çekirdeği çıkınca boşluk oluşur onun içine zerdeli pilav ve kuruyemişli pilav doldurulur. Fırında çok uzun süre pişirilir. Böyle bir tatlımız var. Çoğu kişi duymamıştır bunu da.”

SIKICIK ÇORBASININ HİKAYESİ

Sıkıcık çorbasının hikayesini aktaran Nurdan Behice Doğru, “Bu aralar çok meşhur sıkıcık çorbası. Ben sıkıcığın hikayesinden bahsetmek istiyorum. Savaş yıllarında teyzenin oğlu askerden geliyor. Tabi kıtlık da var. Ne yapacağını düşünüyor çünkü besleyici bir şeyler hazırlaması gerekiyor. Askerde oğlu zayıflamış ona da kıyamıyor. Düşünüyor tarhana aklına geliyor. Tarhananın içinde bizim Kütahya’da yapılan tarhana da yoğurt vardır. Bütün sebzeler vardır. Soğanı, sarımsağı, biberi domatesi olduğu için ne yapayım bir de maya tabi haliyle B vitamini de üretiyor. Bulgurla tarhanayı karıştırayım diyor. Top top yapıyor. Birinde az sulu ve iri iri yapıyor öyle getiriyor. Oğlum bu Valigülü köftesi diyor. İkinciyi orta büyüklükte yapıyor. Ona da bir isim söylüyor. Üçüncü de de oğlum ben bunu sıka sıka yaptım bunun adı ‘Sıkıcık’ diyor. Böylelikle üç ayrı adla aynı yemeği oğluna yediriyor. Çünkü yok, yokluk var. Besleyici olarak ne yedirebilirim diye düşünüp bu şekilde devam eden bir yemeğimizdir. Benim üniversitede bitirme tezim sıkıcıktı.” Dedi.

“YEMEKLER KÜTAHYA’DAN GİDİP BAŞKA İSİMLERLE ANILIYOR”

Kütahya’da daha gün yüzüne çıkamamış ve bilinmeyen lezzetler olduğunu ifade eden Doğru, “Badem çorbamız var. Badem çorbası Bursa olarak söylenir. Çünkü bademlikleri var. Eskiden Kütahya’da da dağlarda bademlikler vardı. Aslında Domaniç’ten sonra Bursa’ya gidildiği için Osmanlı’da burada çıkıp oraya doğru yol almış bir çorbamızdır. Aslı esası Kütahya’dır. Kütahya’da yapılan yemekler pek çok ile pek çok şekilde yayıldı. Mesela Hameyli tatlısı. Kütahya’da çok eskiden yapılan, nişasta ile pişirilen ki bizde Kütahya’da süt çok boldur. Özellikle Manda sütü çok fasladır. Manda sütü ile yapılan Muhallebi ile yapılır içi. Baklavalık Yufkaya sarılarak yapılır. Kütahya Şehzadeler şehridir, beylerbeyi’dir. Öyle bir yayılmış ki haliyle şehzadelerle birlikte her yere gidiyor. Değişik isimlerle anılıyor. Mesela birinde Hameyli’dir, bir yerde laz böreğidir ama aynıdır esası. Bunun dışında incirli muhallebimiz vardır. Çok güzel bir ürünümüzdür.  Daha adı dillenmemiş, bilinmemiş birçok ürünümüz gün yüzüne çıkacak inşallah.” Cümlelerini dile getirdi.

 

Kaynak: Haber Merkezi