Op. Dr. İlker Kaya, Hemodiyaliz tedavisi gören hastalar için kol damarlarında oluşturulan arteriyovenöz fistül, tedavinin sürdürülebilmesi açısından son derece önemli bir damar yoludur diyerek açıklamalarda bulundu. Op. Dr. Kaya; “Zaman içerisinde fistülün farklı bölgelerinde meydana gelen darlıklar, kan akımının azalmasına ve diyalizin yeterli şekilde gerçekleştirilememesine neden olabilmektedir.”dedi.
PARKHAYAT Kütahya Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İlker Kaya, bu hastalarda gelişen fistül darlıklarının açık cerrahiye gerek kalmadan, damar içerisinden gerçekleştirilen endovasküler girişimlerle de tedavi edilebildiğini belirtti.
Fistül, hemodiyaliz hastasının yaşam damarlarından biridir. Kronik böbrek yetmezliği nedeniyle düzenli hemodiyaliz tedavisi gören hastalarda yeterli kan akımının sağlanması amacıyla çoğunlukla hastanın kolunda arter ile ven arasında cerrahi bir bağlantı oluşturuluyor. “Arteriyovenöz fistül” olarak adlandırılan bu damar yolu, hastanın uzun dönem diyaliz tedavisinin sürdürülebilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Ancak fistüllerde zaman içerisinde darlık gelişebiliyor. Bu durum diyaliz sırasında yeterli kan akımının sağlanamaması, fistül basınçlarının değişmesi, diyaliz sonrasında kanamanın uzaması, kolda şişlik veya fistülün tamamen tıkanması gibi sorunlara yol açabiliyor.

DAMARIN İÇERİSİNDEN DARLIĞA ULAŞILIYOR

Op. Dr. İlker Kaya tarafından da uygulanan endovasküler yöntemde, uygun hastalarda fistül damarına damar içerisinden ulaşılıyor. Görüntüleme yöntemleri yardımıyla darlığın yeri ve derecesi değerlendirildikten sonra gerekli hastalarda anjio ile daralmış damar segmentinin yeniden genişletilmesi amaçlanıyor.
Dr. Kaya, yöntemin temel amacını şöyle anlattı: “Hemodiyaliz hastalarında fistül yalnızca bir damar yolu değildir; hastanın tedavisinin devamlılığını sağlayan çok değerli bir erişim yoludur. Bu nedenle bizim önceliğimiz, mümkün olduğu sürece hastanın mevcut fistülünü korumak ve yeniden etkin biçimde kullanılabilir hale getirmektir.” dedi.

6783D6B5 Ce21 48Fd 8C13 F0739590Ab2B

AMAÇ YENİ FİSTÜL AÇMAK DEĞİL, MEVCUT FİSTÜLÜ KORUMAK

Fistül darlığının ilerlemesi bazı hastalarda fistülün tamamen tıkanmasına ve mevcut damar yolunun kaybedilmesine kadar gidebiliyor. Böyle bir durumda hastanın geçici ya da kalıcı diyaliz kateterine veya yeni bir damar yolu oluşturulmasına ihtiyaç duyması söz konusu olabiliyor. Endovasküler tedavinin önemli amaçlarından biri ise uygun hastalarda mevcut fistülün işlevini korumak.
Dr. Kaya, “Her hastayı ayrı değerlendiriyoruz. Klinik olarak anlamlı bir darlık tespit edildiğinde, uygun hastalarda damar içerisinden gerçekleştirdiğimiz girişimle problemli bölgeye ulaşıyoruz. Buradaki hedefimiz sadece darlığı açmak değil; hastanın diyaliz için sahip olduğu mevcut damar yolunu mümkün olduğunca korumaktır” dedi.

KÜÇÜK BİR DAMAR YOLU, BÜYÜK BİR YAŞAM BAĞLANTISIDIR

Hemodiyaliz hastalarının haftada birkaç kez diyaliz merkezlerine gitmek zorunda olduğunu hatırlatan Dr. Kaya, fistül sağlığının hastaların tedavi sürecinin önemli bir parçası olduğuna dikkat çekti.
“Bu hastalar yıllarca aynı damar yoluna ihtiyaç duyabiliyor. Dolayısıyla fistülü mümkün olduğunca uzun süre çalışır durumda tutabilmek son derece değerli. Erken fark edilen fistül problemleri, uygun hastalarda endovasküler yöntemlerle değerlendirilebiliyor ve tedavi edilebiliyor.” dedi.

SMA ve Kanser Hastaları İçin Tarihi Adım: Türkiye Kendi İlacını Üretecek
SMA ve Kanser Hastaları İçin Tarihi Adım: Türkiye Kendi İlacını Üretecek
İçeriği Görüntüle

MULTİDİSİPLİNER TAKİP ÖNEM TAŞIYOR

Fistülün korunmasında yalnızca girişimsel tedavilerin değil, düzenli klinik değerlendirmenin de önemli olduğunu belirten Op. Dr. İlker Kaya; nefroloji, kalp ve damar cerrahisi, diyaliz hekimleri ve diyaliz hemşirelerinin birlikte yürüttüğü takibin önemine dikkat çekti.
Fistülde daha önce hissedilen titreşimin azalması, diyaliz sırasında yeterli kan akımının sağlanamaması, tekrarlayan cihaz alarmları, iğnelerin çıkarılmasından sonra kanamanın uzaması veya kolda şişlik gibi bulguların damar yolunda sorun olduğuna işaret edebileceğini belirtti.

“FİSTÜLÜ KORUMAK, DİYALİZ TEDAVİSİNİN DEVAMLILIĞINI KORUMAKTIR”

PARKHAYAT Kütahya Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İlker Kaya, hemodiyaliz hastalarında damar yolu yönetiminin uzun dönemli bir süreç olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Bizim için başarılı bir girişim yalnızca anjiyografide darlığın açılması değildir. Asıl önemli olan hastanın fistülünün yeniden etkin şekilde kullanılabilmesi ve diyaliz tedavisinin güvenli biçimde sürdürülebilmesine katkı sağlamaktır. Fistülü korumak, bir anlamda hastanın diyaliz tedavisinin devamlılığını korumaktır.’’ şeklinde konuştu.

Kaynak: HABER MERKEZİ