Kütahya’da sendika başkanı Murat Sunguralp Kocabaş, velilere yönelik açıklamasında öğretmen yetkisine müdahale edilmemesi gerektiğini vurguladı. Kocabaş’ın açıklamaları özellikle okullarda disiplin, sınıf içi düzen ve öğretmenlerin yetki alanı üzerinden yoğunlaştı.
''Öğretmenler, Zorbalık Yapan Çocuğa Karşı Diğer Öğrenciyi Korumak Zorunda''
Hürriyetçi Eğitim Sen Kütahya Şube Başkanı Kocabaş açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ''PEK MUHTEREM VELİLER, ANNE BABALAR! Öncelikle şunu belirtmekte fayda var. Sizler nasıl doktorun tedavisine, mühendisin hesaplamalarına karışamazsanız öğretmenin de eğitimciliğine karışamazsınız. Sizin bir kar tatilinde, şubat tatilinde evde iki tanesinin hakkından gelmekte zorlandığınız çocukla öğretmen her gün 30 tanesiyle eğitim mücadelesi veriyor. Şunu açıklamakta fayda var. Herkesin evladı biricik ve ilgiyi sonuna kadar hakeder ancak 30 kişilik sınıfta işleyişi bozan, sınıfa bıçak getiren, sürekli zorbalık yapıp ergen ağalığı kuran bir çocuğa karşı okul idaresi ve öğretmenler bu kişiye karşı diğer 29 öğrenciyi koruma zorundadır.
Çocuğunuza karşı bu tedbirler alındığında öğretmeni cimere, valiliğe, milli eğitime şikayet etmeniz çocuğunuzu sağlıklı bir birey yapmaz. Bilakis pekiştirilen şımarıklığından dolayı daha da hoyratlaşır ve önce siz ana babaya sonra tüm topluma bela olur. Yıllar önce annesi beyaz yaka, babası avukat bir bir öğrenciye karşı aldığımız önlemler ve verilen disiplin cezası sebebiyle ebeveynlerden duymadığımız hakaret ve şikayet edilmediğimiz yer kalmamıştı. Yıllar sonra ise bu ailenin bir oğlu hapse düşmüş diğeri ise 30lu yaşlarında hala ana baba eline bakarak psikolojik sorunlarla evde yaşamaya ediyordu. Eski Türkiye’de kahvenin önünden geçen öğretmeni vatandaş ayağa kalkarak ceketin önünü ilikleyerek karşılardı. Şu an en ufak değer vermediğiniz öğretmenler artık bana saldırmasın, bana düşman olmasın diye çocuğun ya sırtını sıvazlıyor yada yaptığı terbiyesizliği veya şımarıklığı görmemek için başını çevirip geçiyor. Çünkü müdahil olduğu anda önce çocuk sonrada veli öğretmene en basiti tepeden bakıp yargılama hakkını kendinde görüyor. Gücü yeten de valiye vekile kadar şikayet ediyor. Bakın! Geldiğimiz noktada şimdi siz veliler olarak biz öğretmenler olarak okullardaki korku iklimini aşmaya çalışıyoruz. Biz öğretmenler bu kara bulutları dağıtmaya yeminliyiz. Siz de yeterki en azından gölge etmeyin.''





