10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü’nde Dumlupınar Gazetesi sordu: “Gazeteciler susarsa ne olur?” Kütahyalılar net konuştu: “Basın susarsa adalet de susar, demokrasi de…”
Toplumu aydınlatmayı görev bilen, gecenin karanlığında da günün ilk ışığında da hakikatin izini sürmekten vazgeçmeyen bir emeğin adıdır gazetecilik… Ve o emek, her yıl 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle bir kez daha saygıyla selamlanır.
Dumlupınar Gazetesi olarak bu anlamlı günde Kütahya sokaklarına indik ve vatandaşlara tek bir soru sorduk:
“Bir şehir, gazeteciler sustuğunda neyi kaybeder?”
Gelen cevaplar, basının bir şehir için ne kadar hayati bir görev üstlendiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Basın Sadece Haber Değil, Bir Toplumun Vicdanıdır
Basın; yalnızca haber veren bir mecra değil, bir milletin hafızası, vicdanı ve ortak aklıdır.
Gazetecilik; sadece yazmak değil, görmek, tanıklık etmek, kayda geçirmek ve gerçeğin izini sürmektir.
Kimi zaman bir yangının ortasında, kimi zaman bir enkazın başında, kimi zaman da bir çocuğun umudunda…
Zor şartlarda, sınırlı imkânlarla ama büyük bir inançla yapılan bu meslek; demokrasinin temel taşlarından biri olma görevini dün olduğu gibi bugün de sürdürmektedir.
“Gazeteciler Susarsa Konuşma Hakkı Ortadan Kalkar”
Kütahyalı bir vatandaş, basının susmasının doğuracağı tehlikeyi şu sözlerle anlattı:
“Gazeteciler susarsa, insanların konuşma hakkı ve basın yayın organları ortadan kalkar. Bu da devletin, halkla istişare etmeden istediği kararları vermesine yol açar. Bu çok tehlikelidir.”

“İnsanlar Olup Bitenleri Öğrenemez, Bu Korkunç”
Bir başka vatandaş ise bilgisizliğin toplumu karanlığa sürükleyeceğini vurguladı:
“Gazeteciler susarsa halk hiçbir şeyden haber alamaz. İnsanlar olup biteni öğrenemez, şehirde sessizlik olur. Bilgiye ulaşamayan toplum zamanla karanlığa sürüklenir.”
“Gazeteci Toplumun Aynasıdır”
Basının demokrasideki yerine dikkat çeken bir vatandaş ise şunları söyledi:
“Gazetelerin susması demokrasinin bitmesi demektir. Gazeteci toplumun aynasıdır. Gazeteci susarsa halkın sesi kısılır, gerçekler görünmez olur.”

“Basın Varsa Adalet Vardır!”
Bir başka Kütahyalı vatandaş ise basının olmadığı bir şehirde adaletin de olmayacağını vurguladı:
“Gazeteci olmazsa yanlış yapanın yaptığı yanına kâr kalır. Kimse derdini anlatamaz. Basın varsa adalet vardır. Basın susarsa haksızlıklar büyür.”
Gençlerden Dikkat Çeken Mesaj: “Geleceğimiz Kararır”
Genç bir vatandaş ise gazeteciliğin özellikle yeni nesiller için hayati olduğunu şu sözlerle ifade etti:
“Biz gençler ne olup bittiğini gazeteciler sayesinde öğreniyoruz. Gazeteciler susarsa sadece bugünü değil, geleceğimizi de karartırlar.”

Kütahya’dan Yükselen Ortak Ses: Basın Susarsa Şehir Susar
Kütahya sokaklarında yükselen bu ortak ses bir kez daha gösterdi ki:
Gazetecilik sadece bir meslek değil; bir şehrin vicdanı, bir toplumun hafızasıdır.
Kalemini doğruluktan ayırmayan, karanlığa ışık tutan, suskunluk duvarlarını kelimelerle yıkan basın emekçileri;
dün olduğu gibi bugün de demokrasinin en güçlü teminatı olmaya devam edeceğiz.






