Mesleki eğitimde neden yeni bir sayfa açılıyor?
Kütahya’da eğitim ve üretim dünyası, kentin geleceğini doğrudan etkileyecek önemli bir adımda ortak paydada buluştu. İmzalanan yeni iş birliği protokolüyle birlikte mesleki eğitim, artık yalnızca okul sıralarıyla sınırlı bir süreç olmaktan çıkıp, doğrudan üretim hayatının bir parçası haline gelmeyi hedefliyor. Yetkililer, bu adımın Kütahya’dan başlayarak ülke geneline yayılabilecek bir model olmasını amaçladıklarını vurguladı.
Günümüz dünyasında ekonomik gücün sadece sermaye ile değil, esas olarak nitelikli insan gücü ile ölçüldüğüne dikkat çekilirken, bu protokolün temelinde de tam olarak bu anlayışın yattığı ifade edildi.
Eğitim ile üretim arasındaki bağ neden güçlendiriliyor?
Son yıllarda hem sanayicilerin hem de eğitimcilerin ortak şikâyeti, mezun olan gençlerin iş dünyasının ihtiyaç duyduğu becerilerle yeterince donatılmamış olması. Bu noktada sanayi ve eğitim iş birliği kavramı, yalnızca bir temenni olmaktan çıkarılıp somut adımlarla desteklenmek isteniyor.
Yapılan değerlendirmelerde, verimlilik artışı olmadan yüksek ücretlerin mümkün olmadığı, ancak işletmelerin de ihtiyaç duyduğu nitelikli personeli bulamadan verimliliği yükseltemeyeceği açık bir şekilde dile getirildi. Bu nedenle okul ile fabrika, teori ile pratik arasındaki mesafenin kapatılması gerektiği vurgulandı.
Protokolün merkezinde hangi hedefler var?
İmzalanan protokolün ana hedefi, gençleri yalnızca bir meslek sahibi yapmak değil; aynı zamanda çağın gerektirdiği dijital ve teknik becerilerle donatılmış bireyler olarak yetiştirmek. Dijital dönüşümün dışında kalan bir mesleki eğitim anlayışının artık sürdürülebilir olmadığına dikkat çekilirken, öğrencilerin teknolojiyi sadece kullanan değil, aynı zamanda anlayan ve üreten bireyler olması gerektiği belirtildi.
Bu kapsamda; kodlama, veri okuryazarlığı, dijital üretim süreçleri ve yeni teknolojilere uyum gibi pek çok başlığın mesleki eğitimin doğal bir parçası haline gelmesi hedefleniyor.
Gençler bu iş birliğinden nasıl etkilenecek?
Yetkililerin üzerinde en çok durduğu konulardan biri de gençlerin mezuniyet sonrası yalnız bırakılmaması. Protokol kapsamında, burs imkanlarından uygulamalı eğitime, istihdam süreçlerinin takibinden işletmelerle doğrudan temas kurulmasına kadar pek çok somut mekanizmanın devreye alınması planlanıyor.
Bu sayede öğrencilerin, daha okul sıralarındayken gerçek iş ortamını tanıması ve mesleğe olan aidiyetinin sahada güçlenmesi amaçlanıyor. Gençlerin üretimle kuracağı bu bağın, hem bireysel özgüvenlerini artıracağı hem de kentin ekonomik yapısına uzun vadede katkı sağlayacağı ifade ediliyor.
Sanayi cephesinde beklenti ne?
Sanayiciler açısından tablo oldukça net: Nitelikli iş gücüne erişemeyen işletmelerin büyümesi zorlaşıyor. Büyüyemeyen işletmeler ise verimlilik artışı sağlayamıyor ve bu durum doğrudan ekonomik refahı etkiliyor. Bu nedenle imzalanan protokol, sadece eğitim dünyası için değil, Kütahya sanayisi için de stratejik bir yatırım olarak görülüyor.
Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası’nın, sürecin yalnızca imza aşamasında değil, uygulama ve sonuç üretme safhasında da aktif rol üstleneceği vurgulandı. Amaç, kâğıt üzerinde kalan değil, sahada karşılığı olan bir model oluşturmak.
Kütahya’nın kalkınma vizyonuyla nasıl örtüşüyor?
Geçtiğimiz dönemde hazırlanan kalkınma raporlarında da en güçlü başlıklardan birinin insan kaynağı olduğu hatırlatıldı. Şehrin geleceğini şekillendirecek en önemli unsurun, yetişmiş ve donanımlı gençler olduğu ifade edilirken, bu protokolün tam da bu ihtiyaca cevap vermek üzere tasarlandığı belirtildi.
Yetkililer, bu adımın Kütahya’da yaşayan gençlere “Bu şehirde geleceğin var” mesajını vermeyi amaçladığını, aynı zamanda sanayicilere de “İhtiyacınız olan insan kaynağını birlikte yetiştirebiliriz” çağrısı niteliği taşıdığını dile getirdi.
Mesleki eğitimde yeni model nasıl işleyecek?
Yeni dönemde, mesleki eğitim yalnızca sınıf içinde verilen teorik bilgilerle sınırlı kalmayacak. Öğrenciler, işletmelerle daha yakın temas halinde olacak, öğretmenler sektörle daha sık bir araya gelecek ve eğitim programları piyasanın ihtiyaçlarına göre sürekli güncellenecek.
Bu yaklaşımın, Kütahya’da hem istihdamı artırması hem de üretim kalitesini yukarı çekmesi bekleniyor. Eğitim ile sanayi arasında kurulan bu güçlü köprünün, kentin rekabet gücünü artıran en önemli unsurlardan biri olacağı ifade ediliyor.





