Kütahya’da artan uyuşturucu ve madde bağımlılığı vakalarına dikkat çeken Ahmet Tekdemir, mücadelede en büyük sorumluluğun ailelerde olduğunu söyledi. “Bu sorun artık her evin kapısını çalabilir” diyerek toplumsal seferberlik çağrısı yaptı.
Uyuşturucu tehlikesi büyüyor mu
Kütahya’da son dönemde kamuoyunun en çok konuştuğu başlıklardan biri uyuşturucu kullanımı ve madde bağımlılığı oldu. Özellikle genç yaş grubunda görülen artış, hem aileleri hem de eğitim camiasını endişelendiriyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İYİ Parti Kütahya İl Başkanı Ahmet Tekdemir, tehlikenin artık göz ardı edilemeyecek boyuta ulaştığını dile getirdi.
Tekdemir’e göre mesele yalnızca bireysel bir sağlık problemi değil; aynı zamanda sosyal dokuyu zedeleyen, aile yapısını sarsan ve geleceği tehdit eden çok katmanlı bir kriz. Sokakta, okul çevrelerinde ve dijital ortamlarda gençlerin hedef alındığını belirten Tekdemir, “Risk artık uzakta değil, tam yanı başımızda” ifadelerini kullandı.
Gençler neden risk altında
Kullanım yaşı neden düşüyor
Son yıllarda uyuşturucuya başlama yaşının düşmesi, uzmanları olduğu kadar siyasetçileri de alarma geçirdi. Tekdemir, ortaokul ve lise çağındaki çocukların dahi bu tehlikeyle karşı karşıya kaldığını belirterek, erken yaşta başlayan bağımlılığın geri dönüşünün çok daha zor olduğuna dikkat çekti.
Kolay erişim, merak duygusu, akran baskısı ve sosyal medyada yapılan özendirici paylaşımlar gençleri riskli alanlara itiyor. Bu tabloyu “sessiz bir salgın” olarak tanımlayan Tekdemir, ailelerin daha bilinçli ve dikkatli olması gerektiğini söyledi.
Toplumsal etkileri neler
Madde bağımlılığı, yalnızca bireyi değil; ailesini, arkadaş çevresini ve eğitim hayatını da doğrudan etkiliyor. Okul terkleri, suça yönelim, psikolojik sorunlar ve ekonomik kayıplar zincirleme şekilde büyüyor. Tekdemir, “Bir genci kaybetmek, aslında bir geleceği kaybetmektir” diyerek sorunun boyutuna işaret etti.
Ailelere düşen görevler neler
Ev içinde iletişim neden kritik
Tekdemir, ailelerin rolüne özellikle vurgu yaptı. Ona göre en güçlü koruma kalkanı, ev içinde kurulan sağlıklı iletişim. Çocukların korkmadan konuşabildiği, sorunlarını paylaşabildiği bir ortamın bağımlılığa karşı en etkili savunma olduğuna dikkat çekti.
Anne ve babaların çocuklarının arkadaş çevresini, günlük rutinlerini ve dijital alışkanlıklarını yakından takip etmesi gerektiğini belirten Tekdemir, “Denetim değil, ilgi ve rehberlik” yaklaşımının önemine değindi.
Okul çağındaki çocuklar nasıl korunmalı
Okul döneminin en hassas süreç olduğuna işaret eden Tekdemir, öğretmenler ve velilerin ortak hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Okul çevrelerinde güvenlik önlemlerinin artırılması, bilinçlendirme seminerlerinin yaygınlaştırılması ve risk altındaki çocuklara psikolojik destek sağlanmasının şart olduğunu söyledi.
Mücadele sadece devletin görevi mi
Kurumlar ve sivil toplum ne yapmalı
Tekdemir, uyuşturucu ile mücadelenin yalnızca güvenlik güçlerinin sırtına yüklenemeyeceğini dile getirdi. Yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve eğitim kurumlarının da aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirtti. Önleyici projelerin, spor ve kültür faaliyetlerinin gençleri zararlı alışkanlıklardan uzak tutmada etkili olacağını savundu.
Gençlerin enerjisini doğru alanlara yönlendirecek sosyal projelerin artırılması gerektiğini ifade eden Tekdemir, mahalle bazlı çalışmaların da önemli olduğunu vurguladı.
Toplumsal seferberlik çağrısı
Açıklamalarında sık sık “birlikte hareket etme” vurgusu yapan Tekdemir, toplumun tüm kesimlerine çağrıda bulundu. Herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini belirten Tekdemir, “Bu mücadele hepimizin meselesi. Gençlerimizi kaybetme lüksümüz yok” dedi.
Yetkililere mesaj ne oldu
Tekdemir, yetkililerden daha kararlı ve hızlı adımlar beklediklerini belirtti. Bağımlılıkla mücadele politikalarının sahada daha görünür olması, denetimlerin artırılması ve rehabilitasyon süreçlerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Geleceğimiz olan gençleri bu karanlık tuzaktan korumak zorundayız” diyen Tekdemir, aileleri ve kurumları ortak mücadeleye davet etti.






