Kütahya’da afetlere hazırlık kapsamında düzenlenen çalıştayda, afet öncesi, anı ve sonrasında yapılması gerekenler tüm yönleriyle değerlendirildi. Öğretmenevi’nde gerçekleştirilen programa kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve uzmanlar katıldı.
Risk açık: Kütahya deprem bölgesinde
Kütahya Vali Yardımcısı Selami Korkutata, kentin tektonik hareketlerin yoğun olduğu bir bölgede yer aldığını vurgulayarak, afetlere karşı hazırlığın hayati önem taşıdığını belirtti.
“Ülkemiz dünya risk sıralamasında üst seviyelerde yer alıyor. Bu nedenle bu tür çalışmalar büyük önem taşıyor” diyen Korkutata, Kütahya’da yapılan çalıştayın kritik bir adım olduğunu ifade etti.

“Coğrafya kader ama çaresiz değiliz”
Afet risklerinin yalnızca coğrafyayla açıklanamayacağını belirten Korkutata, insan faktörüne dikkat çekti.
“Coğrafya kaderdir ancak bu kader karşısında geri çekilmeyiz. Bilgi, tecrübe ve planlamayla riskleri azaltabiliriz” dedi.
Deprem deneyimi masaya geldi
6 Şubat depremleri sırasında Adıyaman Kahta’da görev yaptığını hatırlatan Korkutata, sahada yaşadığı deneyimin önemine dikkat çekti.
“Deprem gecesi ailem şehirden ayrılmıştı. Eğer bir gün daha kalsalardı hem onları korumak zorunda kalacak hem de görevimi yerine getirmekte zorlanacaktım” diyen Korkutata, bu durumun kırılgan grupların afet planlamasındaki kritik rolünü ortaya koyduğunu vurguladı.

En büyük risk: Savunmasız gruplar
Çalıştayda özellikle çocuklar, kadınlar, engelliler ve mültecilerin afet süreçlerinde daha fazla risk altında olduğu belirtildi.
Uzmanlar, bu grupların planlamaya dahil edilmesinin sadece bireyleri değil, tüm toplumu daha güçlü hale getirdiğini ifade etti.
Hedef: Somut çözüm ve iş birliği
Programda, Hatay başta olmak üzere afet bölgelerinden elde edilen deneyimler paylaşılırken, Kütahya’ya özgü çözüm önerileri geliştirildi.
Çalıştayın, kurumlar arası iş birliğini artırması ve afetlere karşı daha hazırlıklı bir yapı oluşturulmasına katkı sağlaması hedefleniyor.
Kütahya’da düzenlenen bu çalışma, afetlere karşı hazırlığın sadece teknik değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunu bir kez daha ortaya koydu.





