Kütahya’da üretim ve dayanışmanın yeni adresi

Kütahya’da uzun yıllar kamu görevinde bulunan Ayşe Özlem Eski, emeklilik sonrası hayatına bambaşka bir yön vererek, yıllardır tutkuyla bağlı olduğu örgü sanatını mesleğe dönüştürdü. Kent merkezinde açtığı Örgü Hobi Evi, kısa sürede yalnızca bir atölye değil, kadınların bir araya gelip nefes aldığı, dertleştiği ve üreterek güçlendiği bir buluşma noktası haline geldi.

Eski’nin girişimi, özellikle ev ortamında sosyalleşme imkânı bulamayan birçok kadına yeni bir kapı açtı. Burada düzenlenen etkinlikler sayesinde kadınlar hem yeni teknikler öğreniyor hem de ortaya koydukları ürünlerle aile bütçelerine katkı sağlama şansı yakalıyor.

Bir hobi nasıl mesleğe dönüştü?

Ayşe Özlem Eski, 26 yıl süren memuriyet hayatının ardından, 13 yıldır büyük bir sevgiyle sürdürdüğü örgü tutkusunu daha geniş kitlelerle paylaşmak için kolları sıvadı. Kendi ifadesiyle bu süreç, yalnızca bir iş kurma hikâyesi değil, aynı zamanda hayata yeniden tutunmanın da bir yolu oldu.

Kütahya’da Gönüller Sema ile Buluştu: DPÜ’de Şeb-i Arûs Gecesi
Kütahya’da Gönüller Sema ile Buluştu: DPÜ’de Şeb-i Arûs Gecesi
İçeriği Görüntüle

Kütahya’da açtığı Örgü Hobi Evi ile kadınlara kapılarını açan Eski, burada yalnızca teknik öğretmiyor; aynı zamanda üretmenin verdiği mutluluğu da paylaşıyor. Özellikle düzenlenen tematik atölyeler, kısa sürede yoğun ilgi görmeye başladı.

Tunus işi atölyesi büyük ilgi gördü

Son olarak gerçekleştirilen Tunus işi bebek hırkası atölyesi, hobi evinin ne kadar güçlü bir sosyal ortam oluşturduğunu bir kez daha ortaya koydu. Atölyeye katılan kadınlar, hem yeni bir teknik öğrenmenin heyecanını yaşadı hem de günün stresini geride bıraktı.

Ortaya çıkan el emeği ürünler, yalnızca birer kıyafet değil; sabrın, emeğin ve paylaşımın somut birer göstergesi oldu. Katılımcılar, bu tür etkinliklerin devam etmesini istediklerini dile getiriyor.

6C3E600A 65Ac 4159 Ae92 2Dafd63Dc759

“Örgü en güzel terapi yöntemlerinden biri”

Ayşe Özlem Eski, örgünün yalnızca bir el işi olmadığını, aynı zamanda güçlü bir terapi yöntemi olduğunu vurguluyor. Dumlupınar Gazetesi’ne yaptığı değerlendirmede, örgü örmenin insanı zihinsel olarak rahatlattığını ve stresle baş etmenin en etkili yollarından biri olduğunu söylüyor.

Eski, “Bir ürünün ilmek ilmek ortaya çıkışını izlemek insana büyük bir huzur veriyor. Buraya gelen kadınlar hem sosyalleşiyor hem de ürettiklerini satarak ekonomik anlamda güçleniyor. Kimi kendi için örüyor, kimi sevdiklerine hediye hazırlıyor. Ama hepsinin ortak noktası, buradan daha mutlu ayrılmaları” sözleriyle atölyenin ruhunu özetliyor.

“İp girmeyen eve doktor girer”

Günümüzde özellikle gençler arasında artan ekran bağımlılığına da dikkat çeken Ayşe Özlem Eski, örgünün bu noktada güçlü bir alternatif sunduğunu belirtiyor. Ona göre örgü, yalnızca el becerisi değil, aynı zamanda zihni de çalıştıran bir uğraş.

Hazır giyim sektöründeki fiyat artışları ve seri üretimin yarattığı tekdüzelik nedeniyle insanların artık daha özgün ürünlere yöneldiğini söyleyen Eski, özellikle üniversite öğrencilerinin “bana ait, tek olsun” düşüncesiyle el emeğine ilgi göstermesinden memnun. Bu noktada sıkça kullandığı sözü ise dikkat çekiyor: “İp girmeyen eve doktor girer.”

152Bd5A5 7231 47Bf 8Da7 Eda723789Ddb

Kursiyerlerin gözünden örgünün hayatlarındaki yeri

Hobi evine gelen kadınların ortak görüşü, örgünün yalnızca bir uğraş değil, hayatın tam ortasında bir denge unsuru olduğu yönünde. Kursiyerlerden Ülkü Hanım, çocukluğundan bu yana şişleri elinden bırakmadığını ve örgünün kendisi için vazgeçilmez olduğunu söylüyor.

“Evde her zaman iki ayrı işim olur. Hangi koltukta oturursam, o iş durur yanımda. Başım ağrısa bile yattığım yerden örerim. Bu bana iyi geliyor. Sadece kendim için değil, sevdiklerim için de örüyorum” diyerek örgünün hayatındaki yerini anlatıyor.

“Kafa dağıtmaya birebir”

Etkinliklere düzenli olarak katılan Vildan Kalın ise, yaklaşık 20 yıldır örgü ördüğünü ve bu uğraşın psikolojik olarak kendisini rahatlattığını ifade ediyor. Ona göre örgü, insanın gündelik sorunlardan uzaklaşıp kendi dünyasına dönmesini sağlıyor.

Bir diğer kursiyer Ayşe Ak, hobi evindeki etkinlikleri kaçırmamaya çalıştığını, katılamadığı zaman üzüldüğünü söylüyor. Tunus işi tekniğini öğrenmek için atölyeye katılan Tuğba Bingöl ise, bu tür üretim odaklı faaliyetlerin insanı hem dinlendirdiğini hem de motive ettiğini dile getiriyor.

Kadınlar için yalnızca bir atölye değil

Bugün Örgü Hobi Evi, Kütahya’da kadınlar için yalnızca bir eğitim alanı değil; aynı zamanda bir paylaşım ve dayanışma merkezi konumunda. Burada kurulan dostluklar, üretilen ürünler kadar değerli görülüyor.

Ayşe Özlem Eski’nin girişimi, küçük bir hobiyle başlayıp kentin sosyal hayatına dokunan güçlü bir örneğe dönüşmüş durumda. Kadınlar, burada hem üretiyor hem güçleniyor hem de günlük hayatın yükünü bir süreliğine de olsa geride bırakmanın huzurunu yaşıyor.

Kaynak: Oğuzhan Kaçan