Sosyal medyada yeniden dolaşıma giren bir televizyon programı görüntüsü, Türk sanat tarihi alanının en önemli isimlerinden biri olan Prof. Dr. Oktay Aslanapa’yı yeniden gündeme taşıdı. Görüntülerde, geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden başarılı tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın, Türk sanat tarihi araştırmalarının öncü isimlerinden olan Aslanapa’nın elini öptüğü anlar büyük ilgi gördü. Paylaşımların ardından birçok kişi, Türk sanat tarihi çalışmalarına damga vuran ve Kütahya’nın yetiştirdiği önemli bilim insanlarından biri olan Prof. Dr. Oktay Aslanapa hakkında araştırma yapmaya başladı.
Türk Sanat Tarihinin Kütahyalı Öncü İsmi: Oktay Aslanapa
17 Aralık 1914 tarihinde Kütahya’da dünyaya gelen Oktay Aslanapa, ilk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladı. Lise eğitimini Bursa’da alan Aslanapa, 1934 yılında Yüksek Öğretmen Okulu sınavını kazanarak İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne girdi.
1938 yılında mezun olduktan sonra ihtisas yapmak üzere Almanya’ya gönderilen Aslanapa, Marburg Üniversitesi’nde çalışmalar yürüttü. İkinci Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine Türkiye’ye dönen bilim insanı, askerlik görevinin ardından eğitimine Avusturya’da devam etti. 1943 yılında doktorasını tamamlayan Aslanapa, aynı yıl İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde yeni kurulan Sanat Tarihi Kürsüsü’nde göreve başladı. Akademik kariyerinde hızla yükselen Aslanapa, 1948 yılında doçent, 1960 yılında ise profesör unvanını aldı.

Türk-İslam Sanatı Kürsüsü’nü Kurdu
1963 yılında İstanbul Üniversitesi bünyesinde Türk-İslam Sanatı Kürsüsü’nü kuran Aslanapa, Türkiye’de sanat tarihi çalışmalarının kurumsallaşmasında önemli rol oynadı. Yetiştirdiği öğrenciler ve yönettiği tezlerle akademi dünyasına büyük katkı sundu. Prof. Dr. Oktay Aslanapa, yalnızca akademik çalışmalarıyla değil, yürüttüğü kazı ve araştırmalarla da Türk kültür tarihine önemli hizmetlerde bulundu.
Diyarbakır’daki Artuklu Sarayı, İznik çini fırınları, Kayseri’deki Keykubadiye Köşkleri, Konya’daki Tacülvezir Medresesi, Eski Van Ulu Camii ve Afyonkarahisar’daki Hisarardı Medresesi gibi birçok önemli noktada araştırma ve kazı çalışmaları gerçekleştirdi. Anadolu’nun dört bir yanında yaptığı yüzey araştırmaları sayesinde Türk mimarisi, çini sanatı, halıcılık ve İslam sanatı üzerine çok sayıda bilimsel veriyi literatüre kazandırdı.

Türk Sanatını Dünyaya Tanıttı
Hayatı boyunca Türk sanatının uluslararası alanda tanınması için çalışan Aslanapa, çok sayıda kitap, makale ve bilimsel eser kaleme aldı. Türk sanatı, Selçuklu ve Osmanlı mimarisi, halı sanatı, çini sanatı ve İslam mimarisi üzerine yazdığı eserler bugün de temel kaynaklar arasında gösteriliyor. Türk Sanatı, Türk Sanatı Tarihi, Osmanlı Devri Mimarisi, Türk Halı Sanatının Bin Yılı ve Mimar Sinan’ın Hayatı ve Eserleri gibi birçok önemli eser yayımlayan Aslanapa, aynı zamanda çeşitli ansiklopedilere de katkıda bulundu.
Mütevazı Kişiliğiyle Hafızalara Kazındı
Bilim insanı kimliğinin yanı sıra mütevazı, vefalı ve öğrencilerine verdiği değerle tanınan Prof. Dr. Oktay Aslanapa, akademi dünyasında saygıyla anılan isimlerden biri oldu. 1983 yılında emekliye ayrılmasına rağmen çalışmalarını bırakmayan Aslanapa, Marmara Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi’nde uzun yıllar ders vermeyi sürdürdü.
Memleketi Kütahya’da Sultanbağı Mezarlığı’nda Toprağa Verildi
Türk sanat tarihi alanında sayısız öğrenci yetiştiren ve yüzlerce esere imza atan Prof. Dr. Oktay Aslanapa, 1 Nisan 2013 tarihinde hayatını kaybetti. Aslanapa’nın naaşı, doğup büyüdüğü Kütahya’daki Sultanbağı Mezarlığı’nda toprağa verildi. Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada yeniden gündeme gelen görüntüler, yalnızca bir saygı anını değil, Türk sanat tarihine ömrünü adamış büyük bir bilim insanının bıraktığı mirası da yeniden hatırlattı.




