Kütahya’nın tarihi Germiyan Sokağı, kentin geleneksel el sanatlarından biri olan çamur tornacılığına da ev sahipliği yapıyor. Sokakta mesleğini uygulamalı olarak tanıtan usta Tuncay Sakarlıoğlu, ziyaretçilere çamurun tornada şekillendirilme sürecini göstererek unutulmaya yüz tutan mesleğin yaşatılmasına katkı sağlıyor.

Kütahya’da Çamur Tornacılığı Yeniden Hayat Buluyor
Konak işletmesinin yanında çalışmalarını sürdüren Sakarlıoğlu, sokağa gelen ziyaretçilere belirli bir ücret karşılığında çamur tornası uygulamasını deneyimleme imkânı sunuyor. Özellikle el sanatlarına ilgi duyan çocuklar, kadınlar ve farklı yaş gruplarından ziyaretçilerin etkinliğe gösterdiği ilgi, ustayı gelecek açısından umutlandırıyor.

''Çamur Tornacılığı Ecdat Yadigarı Bir Sanattır''
Dumlupınar Gazetesi’ne konuşan Tuncay Sakarlıoğlu, çamur tornacılığının Kütahya’nın kültürel mirası içerisinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Mesleğin Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden bugüne kadar ulaştığını belirten Sakarlıoğlu, geçmişten devralınan bu geleneğin yeni kuşaklara aktarılması gerektiğini vurguladı.
Sakarlıoğlu, geçmiş dönemlerde bu meslekten çok sayıda ustanın, kalfanın ve çırağın geçimini sağladığını ifade ederek, kendisinin de mesleği yaşatmaya çalıştığını dile getirdi. Ona göre bugün yapılan çalışmalar yalnızca bir ürün ortaya çıkarmaktan ibaret değil; aynı zamanda geçmişten gelen bir zanaatın geleceğe taşınmasını amaçlıyor.

Usta, “Ecdat yadigârı bir sanattır” sözleriyle tanımladığı mesleğin Kütahya açısından taşıdığı değere dikkat çekti.
Kütahyalı Ustadan Mesleğin Espri Malzemesi Yapılmasına Tepki
Çamur tornacılığının zaman zaman farklı anlamlarda yorumlanmasına da değinen Sakarlıoğlu, bu yaklaşımın mesleğin değerini gölgelediğini söyledi. Özellikle bazı ziyaretçilerin torna çalışmalarını espri konusu haline getirdiğini belirten usta, geleneksel mesleklere daha saygılı yaklaşılması gerektiğini ifade etti.
Sakarlıoğlu, çamur tornacılığının yüzlerce yıllık bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayarak, kentte söz sahibi olan kişilere, ustalara ve mesleğin büyüklerine çağrıda bulundu.
Usta, geleneksel zanaatların mizah konusu haline getirilmemesi gerektiğini belirterek, çamur torna ustalığının geçmişten bugüne ulaşmış yaşayan bir sanat olduğunu söyledi.

“Mesleğimizde Umut Var”
Sakarlıoğlu’nun Germiyan Sokağı’nda başlattığı “Kendi Vazonu Kendin Yap” etkinliği ise mesleğin tanıtılması açısından dikkat çekiyor. Ziyaretçilerin kendi elleriyle çamura şekil vermesine imkân tanıyan etkinlik, geleneksel zanaatın yalnızca izlenmesini değil, doğrudan deneyimlenmesini de sağlıyor.
Meslek lisesi mezunu olduğunu belirten Sakarlıoğlu, eğitim hayatının ardından yaklaşık 24-25 yıl boyunca çamur tornasından uzak kaldığını anlattı. Uzun bir aranın ardından yeniden tornanın başına geçen usta, kendisini geliştirdikten sonra çalışmalarını Germiyan Sokağı’na taşıdığını söyledi.
Etkinlik sırasında vatandaşlardan eğitim talepleri aldığını aktaran Sakarlıoğlu, bu ilgiyi mesleğin geleceği açısından önemli bir işaret olarak değerlendirdi.

Çocuklardan kadınlara kadar farklı kesimlerden insanların çamur tornası eğitimi konusunda soru sormasının kendisini memnun ettiğini belirten Sakarlıoğlu, bu ilgiden hareketle mesleğin geleceğine dair umut taşıdığını ifade etti.
Genç Ustalar Neden Desteklenmeli?
Geleneksel sanatların sürdürülebilmesi için gençlerin sürece dahil edilmesi gerektiğini belirten Sakarlıoğlu, özellikle genç çamur torna ustalarının görünür hale getirilmesinin önemine işaret etti.
Kütahya’da yetişen genç ustaların farklı şehirlerde gerçekleştirilecek etkinliklere katılmasını isteyen Sakarlıoğlu, böylece hem gençlerin çalışmalarını daha geniş kitlelere tanıtmasının hem de Kütahya’nın geleneksel sanatlarının farklı bölgelerde görünür olmasının mümkün olacağını söyledi.

Sakarlıoğlu, gençlerin emeklerinin fark edilmesinin mesleğe yönelik ilgiyi artırabileceğini belirterek, yeni ustaların teşvik edilmesinin önemini dile getirdi. Kütahya’da yetişen gençlerin mesleğe sahip çıkması halinde, kentin çamur tornacılığı alanındaki geçmişinin geleceğe taşınabileceğini ifade etti.
Kütahya’nın Çini ve Seramik Geleneği Korunmalı
Çamur tornacılığının yanı sıra Kütahya’nın dünyada tanınan çini ve seramik sanatı da Sakarlıoğlu’nun dikkat çektiği başlıklar arasında yer aldı. Usta, bu alanların kentte yalnızca kültürel bir değer taşımadığını, aynı zamanda çok sayıda kişinin geçimini sağladığı önemli bir ekonomik alan olduğunu söyledi.
Kütahya’da yüzyıllardır sürdürülen çini ve seramik üretiminin korunması gerektiğini ifade eden Sakarlıoğlu, bu alanlarda verilen eğitimlerin farklı kentlerde yaygınlaşmasının geleneksel sanatların Kütahya ile özdeşleşen yönünü etkileyebileceğini savundu.

Bu nedenle vatandaşların çini ve seramiğe sahip çıkması gerektiğini belirten Sakarlıoğlu, söz konusu sanatların kentte çok sayıda insan için ekmek kapısı olduğunu vurguladı.
“Bu Çini, Seramik Bizim Ekmek Teknemiz”
Sakarlıoğlu, Kütahya halkına yönelik çağrısında çini ve seramiğin ekonomik boyutuna da dikkat çekti. Geleneksel sanatların yalnızca geçmişten kalan kültürel miras olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten usta, bugün de çok sayıda kişinin bu alanlardan gelir elde ettiğini söyledi.
Çini ve seramik, Kütahya’da üretim yapan ustalar, atölyeler ve bu alanda çalışan kişiler açısından önemli bir geçim kaynağı olmayı sürdürüyor. Sakarlıoğlu da bu nedenle sanatın korunmasının aynı zamanda bu mesleklerden geçimini sağlayan insanların geleceğinin korunması anlamına geldiğini dile getirdi.
Germiyan Sokağı’nda sürdürdüğü uygulamalı çalışmalarla ziyaretçileri geleneksel zanaatla buluşturan Sakarlıoğlu, çamur tornacılığının gelecek kuşaklara aktarılması ve genç ustaların desteklenmesi yönündeki çağrısını yineledi.





