Dumlupınar Gazetesi tarafından hazırlanan ve kamuoyunun tanıdığı isimleri makamları ve unvanlarının dışında ele alan “Makam Dışı” programı, yedinci bölümünde Doç. Dr. Durmuş Özdemir’i ağırladı. Kütahya Tasarım Teknokent Genel Müdürlüğü ve Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanlığı görevlerini yürüten Özdemir; çocukluğundan meslek hayatına, aile ilişkilerinden kişisel alışkanlıklarına, Kütahya’da sevdiği mekânlardan gelecek hayallerine kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalar yaptı.

“VATAN SEVGİSİNİ AİLE SEVGİSİYLE EŞ TUTAN BİRİYİM”

Kendisini birkaç kelimeyle tanımlayan Doç. Dr. Durmuş Özdemir, vatan sevgisi, aile bağları, sorumluluk bilinci ve toplumsal mutluluğun hayatındaki önemli değerler olduğunu söyledi.

Bireysel mutluluktan çok çevresiyle birlikte mutlu olmayı önemsediğini belirten Özdemir, “Vatan sevgisini aile sevgisiyle eş tutan ve sorumluluklardan çekinmeyen, çevremizle birlikte mutlu olabileceğimize inanan biriyim. Bireysellikten daha çok toplumla, etrafımla birlikte mutluluğu benimseyen biriyim” ifadelerini kullandı.

Çocukluğunu meraklı, sakin, hareketli ve biraz yaramaz olarak tanımlayan Özdemir, ailesinin kendisine karşı oldukça sabırlı ve anlayışlı olduğunu dile getirdi. Kardeşiyle evde top oynarken defalarca floresan lambaları kırdıklarını anlatan Özdemir, o günleri gülümseyerek hatırladığını belirtti.

İlkokul yıllarından unutamadığı bir anısını da paylaşan Özdemir, harfleri henüz tanımadığı dönemde okula gelen sağlık görevlilerinin yaptığı göz taramasında yaşadığı ilginç olayı anlattı. Annesiyle göz doktoruna gittiklerinde doktorun, “Bu çocuğun gözleri sağlam, bu çocuk okumayı bilmiyor, harfleri tanımıyor” dediğini aktaran Özdemir, bu anıyı hâlâ tebessümle hatırladığını söyledi.

DOĞALLIK VE MERHAMET AİLEDEN GELİYOR

Ailesinden kendisine geçtiğini düşündüğü en belirgin özelliklerin doğallık ve merhamet olduğunu belirten Özdemir, insan ilişkilerinde samimiyete büyük önem verdiğini ifade etti.

Kendisinde en sevdiği özelliklerden birinin yaşadığı olumsuzlukları zamanla unutabilmek olduğunu söyleyen Özdemir, bu durumun bazen dezavantaja dönüşebildiğini de dile getirdi. Kendisine yapılan kötülükleri zaman geçtikten sonra hatırlamadığını belirten Özdemir, karar verirken geçmişte yaşananları gözden kaçırabildiğini söyledi.

Değiştirmek istediği yönünün ise aşırı vicdanlı ve merhametli olmak olduğunu kaydeden Özdemir, bazı insanların bu yaklaşımı kendi çıkarları doğrultusunda kullanabildiğine dikkat çekti. Buna rağmen olaylara inanç çerçevesinden baktığını belirten Özdemir, “Nasıl olsa Allah görüyor diyorum. Kul bilmezse Hâlık bilir” ifadelerini kullandı.

İnsanlarda en çok doğallık ve samimiyet aradığını vurgulayan Özdemir, yüz yüze farklı, arkasından farklı konuşulmasının ve önyargılı davranışların güven duygusunu zedelediğini söyledi. İş hayatında kendisini en çok öfkelendiren davranışların ise vefasızlık ve dürüst olmamak olduğunu belirtti.

MARANGOZLUKTAN FUTBOLA, TAMİR İŞLERİNDEN TESPİH KOLEKSİYONUNA

Akademik ve idari görevlerinin yanı sıra farklı ilgi alanları da bulunan Doç. Dr. Durmuş Özdemir, öğrencilerinin ve çalışma arkadaşlarının çok bilmediği yönlerini de paylaştı.

Geçmişte ailesine ait kereste atölyesinde bulunduğunu anlatan Özdemir, burada marangozlukla ilgili deneyim kazandığını söyledi. Murat Usta’dan öğrendikleri sayesinde planya ve şerit testere gibi aletleri kullanabildiğini belirten Özdemir, el becerisine dayalı işlere ilgisinin bugün de devam ettiğini ifade etti.

Lise yıllarında Kütahya’da futbol oynadığını da anlatan Özdemir, Vefa Spor karşısında çıktıkları bir maçta altı ya da yedi gol attığını hatırladı. Yaklaşık 13-5 sona erdiğini söylediği karşılaşmanın ardından Vefa Mahallesi’nde minibüslerinin sallanarak uğurlandığını belirten Özdemir, o günlerin unutulmaz anılar arasında yer aldığını dile getirdi.

Evde ve arabada meydana gelen küçük arızaları da imkânları ölçüsünde kendisinin gidermeye çalıştığını söyleyen Özdemir, çocukluğundan beri tamir işlerine merak duyduğunu belirtti. Ayrıca küçük bir tespih koleksiyonu bulunduğunu da paylaştı.

HAYATININ YÖNÜNÜ DEĞİŞTİREN KARAR: KELKİT’E GİTMEK

Hayatındaki en cesur kararlardan birinin üniversite eğitiminin ardından verdiği tercih olduğunu belirten Özdemir, mezuniyet sonrasında memleketinde bir iş imkânı bulduğunu, aynı zamanda Atatürk Üniversitesi’nde araştırma görevliliği sınavını kazandığını anlattı.

Kendi memleketinde kalmak ile Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine gitmek arasında tercih yapmak zorunda kaldığını belirten Özdemir, araştırma görevlisi olarak Kelkit’e gitme kararının hayatını şekillendirdiğini söyledi.

Özdemir, o dönemi şu sözlerle anlattı:

“Bir sırt çantamı alıp Kelkit’e gitmek, hayatımdaki en önemli kararlardan biriydi. Çünkü hayatımın geri kalanını şekillendirmesine vesile oldu.”

Başarısızlıklarla karşılaştığında önce nedenleri anlamaya çalıştığını belirten Özdemir, yaşananlardan ders çıkarmanın ve alternatif çözümler geliştirmenin önemine dikkat çekti.

Zor bir günün ardından nasıl rahatladığı sorusuna ise aile ve inanç vurgusuyla yanıt verdi. Eşinin yüz ifadesinden kendisini anlayabildiğini söyleyen Özdemir, yaşadıklarını ailesini üzmeyecek ölçüde paylaştığını, ardından dua ederek huzur bulmaya çalıştığını ifade etti.

AİLESİYLE UZUN BİR TATİL YAPMAK İSTİYOR

Yoğun çalışma temposu nedeniyle uzun süredir ailesiyle kapsamlı bir tatil yapamadığını dile getiren Özdemir, en büyük özlemlerinden birinin eşi ve çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmek olduğunu söyledi.

“Yıllardır çalışıyoruz. Şöyle uzunca bir tatil yapmak isterim ailemle, sevdiklerimle, çocuklarımla. En çok aradığım şey bu ama maalesef zaman bulamıyoruz” diyen Özdemir, iş hayatının zaman zaman aile yaşamına ayırdığı süreyi kısıtladığını belirtti.

Mesleği gereği bazı geceler çalışmak zorunda kalsa da güne erken başlamayı sevdiğini ifade eden Özdemir, sabahın serin ve berrak havasının kendisini yenilediğini söyledi. Günlük yaşamında çayın da önemli bir yeri olduğunu belirten Özdemir, çayı sade içtiğini, özellikle mevsim geçişlerinde limon eklemeyi tercih ettiğini anlattı.

“BİLGİSAYAR MÜHENDİSİYİM AMA TEKNOLOJİDEN UZAK KALMAYA ÇALIŞIYORUM”

Bilgisayar mühendisliği alanında çalışmasına rağmen günlük yaşamında teknolojiden uzaklaşmak istediğini belirten Doç. Dr. Durmuş Özdemir, imkânı olsa klasik tuşlu bir telefon kullanmayı tercih edeceğini söyledi.

İş gereği e-postaları takip etmek ve yanıtlamak zorunda olduğunu belirten Özdemir, teknolojiden tamamen vazgeçemediğini ancak mümkün olduğunca sade bir yaşamı tercih ettiğini ifade etti.

“Bilgisayar mühendisiyim ama mümkünse teknolojiden uzak kalmaya çalışıyorum” diyen Özdemir, kullandığı cihazlar işini gördüğü sürece yenileme yoluna gitmediğini ve mevcut ürünleri sonuna kadar kullanmayı tercih ettiğini dile getirdi.

Teknik konulara ilgisinin çocukluk yıllarına dayandığını anlatan Özdemir, evlerindeki kasetçalar bozulduğunda cihazın içini açarak arızayı tespit ettiğini söyledi. Hoparlöre giden kablonun koptuğunu fark edip kabloyu bantlayarak sorunu çözdüğünde büyük mutluluk yaşadığını belirten Özdemir, bisiklet tamiri ve evdeki küçük onarımlarla da ilgilendiğini aktardı.

Telefonunda iş dışında en çok eski otomobillere yönelik ilanlara baktığını belirten Özdemir, özellikle geçmişte kullandığı araçları ilanlarda görmenin ilgisini çektiğini söyledi.

MÜZİKTE MARŞLAR, SOFRADA ANNE MANTISI

Müzik konusunda tek bir türe bağlı kalmadığını belirten Özdemir, Candan Erçetin ve Barış Manço gibi sanatçıları dinlediğini, Türk halk müziğine de ilgi duyduğunu söyledi.

Ailesiyle otomobil yolculuklarında ise marşlara ağırlık verdiklerini anlatan Özdemir, çocuklarının da zaman zaman kendisinden özellikle marş açmasını istediğini belirtti. Bu sayede yolculukları ailece paylaşabilecekleri keyifli anlara dönüştürdüklerini ifade etti.

Yoğun çalışma temposu nedeniyle film ve dizi izlemeye fazla zaman ayıramadığını söyleyen Özdemir, ailesiyle film izlemek için yaptıkları planlarda zaman zaman uyuyakaldığını da esprili bir dille anlattı.

Üniversite yıllarında okuduğu “Tanrı’nın Kılıcı” adlı kitabı birden fazla kez okuduğunu belirten Özdemir, eseri üç kez, hatta belki daha fazla okuduğunu söyledi.

Yemek tercihleri sorulduğunda ise annesinin mantısı ile eşinin imam bayıldısının kendisi için ayrı bir yeri olduğunu dile getiren Özdemir, bu iki lezzete hayır diyemediğini ifade etti.

KÂBE’DE HİSSETTİĞİ HUZURU UNUTAMIYOR

Kendisini en huzurlu hissettiği yerlerden söz eden Doç. Dr. Durmuş Özdemir, 2019 yılında Kâbe’yi görme imkânı bulduğunu ve Mekke ile Medine’de yaşadığı manevi huzurun kendisi için çok özel olduğunu belirtti.

“Gerçek anlamda huzurdan bahsediyorsak 2019 yılında Kâbe’yi görme imkânım olmuştu. Oradaki ve Medine’deki huzur bambaşka bir hissiyat” diyen Özdemir, yurt dışında Tunus ve Kuzey Kıbrıs’ı, Türkiye’de ise Fethiye’yi sevdiği yerler arasında saydı.

Kütahya denildiğinde aklına ilk olarak Ulu Cami ve Hisar Kalesi’nin geldiğini söyleyen Özdemir, şehir dışında bulunduğu yıllarda memleket özlemini müzikle gidermeye çalıştığını anlattı. Kütahya’yı özlediğinde Zeynel Sağ’dan “Fırat’ın Türküsü”nü dinlediğini belirtti.

Şehre gelen misafirlerini tarihî mekânlara götürdüğünü ifade eden Özdemir, Yeşil Cami karşısındaki çay ocağında çay içmenin ve gündemi takip etmenin de kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını dile getirdi.

C93D2D5B C43C 47Cb 89Fa 57Cbf932Eb76

“BİRAZ DAHA O ZAMANLARI YAŞAMAK İSTERDİM”

Çocukluğundaki kendisine tek bir öğüt verme fırsatı olsa ne söyleyeceği sorulan Özdemir, evin en büyük abisi olması nedeniyle erken yaşta olgunlaşmak zorunda kaldığını söyledi.

Geçmişe dönüp baktığında çocukluk yıllarını daha özgür ve uzun yaşamak isteyeceğini belirten Özdemir, “Oynamak için vaktin var, bu fırsatı iyi değerlendir diyebilirdim. Zaman öyle bir akıp geçiyor ki bunu o yaşlarda anlamak mümkün olmuyor” sözleriyle zamanın değerine dikkat çekti.

“BULUNDUĞUMUZ MAKAMLAR GEÇİCİ, BİZ EMANETÇİYİZ”

Programın sonunda kendisini tanımayan birinin onunla bir gün geçirdikten sonra nasıl değerlendirmesini istediği sorusunu yanıtlayan Özdemir, makam ve unvanların geçici olduğunu, asıl önemli olanın insanın karakteri olduğunu vurguladı.

Bir öğrencisinin kendisi için söylediği “Makamınızın arkasına sığmıyorsunuz, gayet doğalsınız” sözünü hatırlatan Özdemir, bu değerlendirmenin kendisi için anlamlı olduğunu belirtti.

Kütahya Tasarım Teknokent’te Yeni Yatırımlar Masaya Yatırıldı!
Kütahya Tasarım Teknokent’te Yeni Yatırımlar Masaya Yatırıldı!
İçeriği Görüntüle

“Bulunduğumuz şeyden bağımsız olarak Durmuş Özdemir olarak varız. Bunlar geçici, biz emanetçiyiz. Bugün başka biri olur, yarın başka biri olacak” diyen Özdemir, görev ve unvanların insanın kişiliğinin önüne geçmemesi gerektiğini ifade etti.

Günlük yaşamında çocuklarla vakit geçirmekten de keyif aldığını belirten Özdemir, fırsat bulduğunda oğlunun arkadaşlarıyla mahallede top oynadığını söyledi.

Dumlupınar Gazetesi’nin “Makam Dışı” programında Doç. Dr. Durmuş Özdemir’in paylaştığı anılar, akademik ve idari kimliğinin ötesinde; aile bağlarına, samimiyete, merhamete ve sade bir yaşama verdiği önemi ortaya koydu. Özdemir’in açıklamaları, makamların geçiciliğine karşı insan olmanın ve toplumsal değerleri korumanın önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Muhabir: SEVAL ÇUKUR