Dumlupınar Gazetesi’nin, kamuoyunun görevleri ve unvanlarıyla tanıdığı isimleri farklı yönleriyle ekranlara taşıdığı “Makam Dışı” programının üçüncü konuğu, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak oldu.

Programda üniversitenin akademik çalışmaları ve projelerinden çok, Süleyman Kızıltoprak’ın çocukluğu, aile yaşamı, hayata bakışı, alışkanlıkları, çalışma disiplini ve bilinmeyen yönleri konuşuldu.

“HAYATIMI OKUYARAK DEĞİŞTİREBİLECEĞİMİ DÜŞÜNDÜM”

İstanbul’da dünyaya gelen ve Giresunlu bir aileden gelen Kızıltoprak, çocukluğunu bugünkü Ataşehir bölgesinde geçirdiğini anlattı.

O dönemde yaşadığı çevrede eğitim ve ulaşım imkanlarının son derece sınırlı olduğunu belirten Kızıltoprak, mahallesinde yalnızca ilkokul bulunduğunu, ortaokula ulaşmanın ise ciddi güçlükler içerdiğini söyledi.

Mahallelerine elektriğin 1980’li yıllardan sonra geldiğini, suyun kuyulardan ve çeşmelerden temin edildiğini anlatan Kızıltoprak, bu şartların kendisini eğitime daha fazla yönelttiğini ifade etti.

Hayatını değiştirebilmenin yolunun eğitimden geçtiğine inandığını söyleyen Kızıltoprak, eğitimine devam edebilmek için yatılı okuduğunu belirtti.

6 KARDEŞLİ AİLEDEN ÜNİVERSİTE REKTÖRLÜĞÜNE

Altı kardeşli bir ailede büyüyen Kızıltoprak, çocukluğunun ekonomik ve fiziki açıdan zor şartlarda geçmesine rağmen geniş bahçeler, meyve ağaçları, komşuluk ilişkileri ve arkadaşlıklarla güzel hatıralar bıraktığını söyledi.

Çocukluk arkadaşlarıyla hâlâ görüştüğünü belirten Kızıltoprak, ailesinden aldığı en temel değerlerin başında ise dürüstlük, emeğe saygı, hakkaniyet, merhamet ve vefanın geldiğini ifade etti.

“MAKAMLAR GEÇİCİ, GÜVENİLİR OLMAK KALICI”

Kızıltoprak, makam ve mevkilerin geçici olduğunu vurgulayarak, güvenilir ve sözüne itimat edilen bir insan olmanın kalıcı bir değer olduğunu dile getirdi.

Çocukluk yıllarında ailesinin ve öğretmenlerinin kendisinden yüksek beklentileri olduğunu aktaran Kızıltoprak, kendisine sürekli “Okuyacaksın, aileye faydalı olacaksın ve örnek olacaksın” anlayışıyla yaklaşıldığını söyledi.

İlkokulda okumayı ilk öğrenen öğrenciler arasında bulunduğunu ve ilk kırmızı kurdelenin kendisine takıldığını da anlattı.

HAYATININ DÖNÜM NOKTASI TARİH BÖLÜMÜ OLDU

Kızıltoprak, hayatındaki en kritik kararlarından birinin üniversite tercih döneminde geldiğini anlattı.

Hukuk, tıp, siyasal bilgiler ve tarih arasında tercih yaptığını belirten Kızıltoprak, sonunda tarih bölümünü seçtiğini ve bu kararın tüm hayatının yönünü değiştirdiğini söyledi.

Tarih eğitimiyle birlikte akademik hayatının başladığını, üniversitede hayat arkadaşını tanıdığını ve daha sonra iş ve aile hayatının şekillendiğini dile getiren Kızıltoprak, tarih bölümünü seçmesini “iyi ki yaptım” dediği kararların başında gösterdi.

997F7B2B 516A 420E Bb29 A0710Bdbdf43

“HATALAR DA İNSANI YETİŞTİRİYOR”

Geçmişe dönmesi halinde hayatında büyük değişiklikler yapmak istemeyeceğini belirten DPÜ Rektörü Kızıltoprak, bazı konularda daha disiplinli davranabileceğini ancak tercihlerinden genel anlamda pişman olmadığını söyledi.

Hataların da insanı geliştirdiğini ifade eden Kızıltoprak, doğru kararlar kadar yanlışların da kişinin yetişmesinde önemli rol oynadığını kaydetti.

Başarı için yeteneğin tek başına yeterli olmadığını belirten Kızıltoprak, disiplin, istikrar ve çok çalışmayı başarının temel unsurları olarak sıraladı.

KENDİSİNDE EN ÇOK BU ÖZELLİĞİ ELEŞTİRİYOR

Rektörlükten önce rektör yardımcılığı, dekanlık, enstitü müdürlüğü ve bölüm başkanlığı gibi görevlerde bulunan Kızıltoprak, yaklaşık 7 yıl boyunca Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı’nda da çalıştığını anlattı.

Üstlendiği görevlerin kendisinde güçlü bir sorumluluk duygusu oluşturduğunu belirten Kızıltoprak, bir işi hem hızlı hem de kusursuz yapmaya çalışmasının zaman zaman işleri geciktirdiğini söyledi.

Bu yönünü kendisinde eleştirdiği özelliklerden biri olarak tanımladı.

Kütahya'da vahşet: 51 yaşındaki anne bıçaklanarak katledildi!
Kütahya'da vahşet: 51 yaşındaki anne bıçaklanarak katledildi!
İçeriği Görüntüle

“CİDDİ GÖRÜNTÜM İNSANLARA UZAK OLDUĞUM ANLAMINA GELMİYOR”

Dışarıdan ciddi ve sert bir görüntü verebildiğini söyleyen Kızıltoprak, bunun uzun yıllardır yürüttüğü idari görevlerin bir sonucu olduğunu ifade etti.

Ancak bu görüntünün arkasında öğrencilerine, çalışma arkadaşlarına ve ailesine karşı müşfik ve merhametli bir tarafının bulunduğunu belirten Kızıltoprak, resmiyetin insanlara uzak olmak anlamına gelmediğini vurguladı.

ONU MUTLU EDEN ŞEYLER: SOHBET, ARAŞTIRMA VE YENİ BİLGİLER

Günlük hayatta küçük şeylerden mutluluk duyduğunu belirten Kızıltoprak, samimi sohbetlerin, yeni şeyler öğrenmenin ve kısa süreli de olsa araştırma yapmanın kendisine iyi geldiğini söyledi.

Teknolojideki gelişmeleri de yakından takip ettiğini anlatan Kızıltoprak, özellikle yapay zeka uygulamalarına ilgi duyduğunu ifade etti.

ZOR KARARLARDA ACELE ETMİYOR

Önemli kararlar verirken acele etmemeye çalıştığını söyleyen Kızıltoprak, önce konuyu değerlendirdiğini, ardından çalışma arkadaşlarının görüşlerini aldığını anlattı.

İstişareye önem verdiğini vurgulayan Kızıltoprak, toplantılara kendisinin de mutlaka bir çözüm önerisiyle gittiğini ve alınan kararların daha sonra kişisel değil, kurumsal karar haline geldiğini belirtti.

HAKSIZLIĞA UĞRADIĞINDA ÖNCE SUSUYOR

Haksızlığa uğradığını düşündüğü anlarda doğrudan tepki vermek yerine önce sakinleşmeyi tercih ettiğini anlatan Kızıltoprak, karşı tarafın da haklı olabileceği ihtimalini değerlendirdiğini söyledi.

Gerilimin yükseldiği anlarda zaman zaman susmayı seçtiğini ifade eden Kızıltoprak, susmanın haksızlığı kabul etmek anlamına gelmediğini, ortam sakinleştikten sonra konuyu yeniden değerlendirdiğini belirtti.

HAYATINA YÖN VEREN ÖĞÜT: “HANGİ İŞİ YAPARSAN YAP, HAKKINI VER”

Kızıltoprak, hayatında iz bırakan çok sayıda öğretmen ve akademisyen olduğunu söyledi.

Ailesinden aldığı en kıymetli öğütlerden birinin ise “Hangi işi yaparsan yap, hakkını ver” sözü olduğunu belirten Kızıltoprak, bu anlayışın hem akademik hayatında hem yöneticilik dönemlerinde kendisine rehberlik ettiğini ifade etti.

DİNLENMEK İÇİN TARİHİN İÇİNDE YÜRÜYOR

Yoğun çalışma temposundan uzaklaşmak istediğinde kitaplara ve tarihi mekanlara yöneldiğini söyleyen Kızıltoprak, bir tarihçi olarak kitaplarda okuduğu bilgilerle mekanları karşılaştırmaktan büyük keyif aldığını anlattı.

Öğrencileriyle açık havada ders yapmayı sevdiğini belirten Kızıltoprak, özellikle Dumlupınar Şehitliği, Kütahya Kalesi, Macar Evi ve Ulu Cami çevresinde öğrencileriyle dersler gerçekleştirdiğini ifade etti.

Kütahya’daki Germiyan Sokağı’nda yürümekten de keyif aldığını söyledi.

PAZAR SABAHI RUTİNİ: ULU CAMİ VE SOHBET

Kızıltoprak’ın Kütahya’daki dikkat çeken alışkanlıklarından biri de pazar sabahları.

Mümkün olduğunda sabah namazının ardından Ulu Cami çevresinde oluşan sohbetlere katıldığını belirten Kızıltoprak; esnaflar, akademisyenler, öğrenciler ve farklı mesleklerden insanlarla sohbet etmekten hoşlandığını anlattı.

Antika, kitap, tespih ve yüzük koleksiyonları gibi farklı ilgi alanlarına sahip insanları dinlemekten de keyif aldığını ifade etti.

YAPAY ZEKA VE DİL UYGULAMALARINI KULLANIYOR

Cep telefonunu yalnızca iletişim amacıyla değil aynı zamanda bir çalışma aracı olarak kullandığını söyleyen Kızıltoprak, günlük yazışmalarını ve işlerini telefon üzerinden takip ettiğini belirtti.

Dil öğrenme uygulamalarını ve yapay zeka tabanlı programları kullandığını, bu alandaki çevrim içi eğitimleri takip ederek kendisini geliştirmeye çalıştığını anlattı.

GÜNE ERKEN BAŞLIYOR

Kızıltoprak, günlük yaşamında erken kalkmaya özen gösterdiğini ve mümkün olduğunda sabah namazı için Ulu Cami’ye gittiğini söyledi.

Gün içerisinde yürüyüş, yüzme veya ata binme gibi fiziksel aktivitelerden en az birini yapmaya çalıştığını anlatan Kızıltoprak, günlük adım sayılarını da takip ettiğini belirtti.

“Okumadığım bir günü eksik görüyorum” diyen Kızıltoprak; şiir, Mesnevi ve edebi eserleri okumaktan hoşlandığını ifade etti.

Türk sanat müziğinden halk müziğine ve farklı ülkelerin geleneksel müziklerine kadar geniş bir müzik ilgisine sahip olduğunu da söyledi.

“ÖĞRENCİLERİMİ EVLATLARIM GİBİ GÖRÜYORUM”

Programın finalinde Kızıltoprak’a, kendisini hiç tanımayan bir öğrencinin onunla bir gün geçirdikten sonra kendisini nasıl tanımlamasını istediği soruldu.

Kızıltoprak, öğrencinin kendisini “Ciddi görüntüsünün arkasında müşfik, merhametli, çalışkan, sohbeti ve katkı vermeyi seven biri” şeklinde tanımlamasını istediğini söyledi.

Üç çocuğunun da üniversite öğrencisi olduğunu hatırlatan Kızıltoprak, DPÜ’de eğitim gören öğrencileri de kendi evlatları gibi gördüğünü belirtti.

Üniversite kampüslerinin yalnızca eğitim verilen alanlar değil, öğrencilerin kendilerini güvende ve ait hissedebilecekleri bir aile ortamı olmasını istediğini ifade etti.

“MAKAM DIŞI” YENİ KONUKLARLA DEVAM EDECEK

Dumlupınar Gazetesi tarafından hazırlanan “Makam Dışı”, kamuoyunun çoğunlukla görevleri ve unvanlarıyla tanıdığı isimleri bu kez özel hayatları, alışkanlıkları, hayat tecrübeleri ve bilinmeyen yönleriyle izleyicilerin karşısına çıkarıyor.

Programın üçüncü konuğu DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, zorlu çocukluk yıllarından akademik kariyerine, ailesinden aldığı değerlerden Kütahya’daki günlük yaşamına kadar birçok konuda “makamının dışında” kalan yönlerini anlattı.

Muhabir: Seval ÇUKUR