Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından geliştirilen Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS), ortaokul ve liselerde yazılı sınavların hazırlanması ve değerlendirilmesinde yeni bir dönemi başlatıyor. Kütahya'daki binlerce öğrenci ve öğretmeni de ilgilendiren uygulama, sınav sorularının hazırlanma yöntemi ve öğretmenlerin yetkileri bakımından tartışma konusu oldu.

Eğitim-İş Kütahya Şube Başkanı Kantarcıoğlu’ndan MEB’e Sert Tepki: “Bu Pedagojik Bir Cinayettir!”
Eğitim-İş Kütahya Şube Başkanı Kantarcıoğlu’ndan MEB’e Sert Tepki: “Bu Pedagojik Bir Cinayettir!”
İçeriği Görüntüle

Yeni sistemde sınav sorularının önemli bir bölümü Bakanlığın dijital soru havuzundan sağlanacak. Ancak soruların yüzde 80'inin doğrudan yapay zekâ tarafından üretileceği iddiası, MEB'in resmî açıklamalarında doğrulanmış değil.

YENİ SİSTEMDE ÖĞRETMENLER SADECE İKİ SORU MU HAZIRLAYACAK?

Milli Eğitim Bakanlığının açıkladığı modele göre, eğitim öğretim yılı başında belirlenen konu-soru dağılım senaryoları doğrultusunda yazılı sınavlar oluşturulacak.

Zümre öğretmenleri, sınavda yer alacak iki soruyu ortak kararla hazırlayacak. Diğer sorular ise Bakanlığın oluşturduğu soru havuzundan öğretmenlerin belirlediği güçlük düzeylerine göre otomatik olarak seçilecek.

Örneğin 10 soruluk bir sınavda iki sorunun öğretmenler tarafından hazırlanması, kalan sekiz sorunun ise havuzdan gelmesi söz konusu olabilecek.

Bununla birlikte soruların zorluk seviyeleri ve puan değerlerinin belirlenmesinde öğretmenlerin mesleki değerlendirmeleri esas alınacak.

SORULARIN YÜZDE 80'İNİ YAPAY ZEKÂ MI HAZIRLAYACAK?

Yeni uygulamayla ilgili bazı haberlerde, sınav sorularının yüzde 80'inin yapay zekâ tarafından hazırlanacağı iddia edildi.

Ancak Bakanlığın 16 Ekim 2026 tarihli resmî tanıtımında, soruların yapay zekâ tarafından üretileceğine ilişkin açık bir bilgi bulunmuyor.

MEB'in açıklamasında, soruların Bakanlık tarafından hazırlanan soru havuzundan otomatik olarak seçileceği belirtiliyor.

Bu nedenle “soruların otomatik seçilmesi” ile “soruların yapay zekâ tarafından hazırlanması” birbirinden farklı uygulamalar olarak değerlendirilmeli.

EĞİTİMCİLERDEN MESLEKİ ÖZERKLİK ELEŞTİRİSİ

Yeni sistemin sınav hazırlama sürecinde öğretmenlerin yetkilerini sınırlandırabileceği yönünde eleştiriler de gündeme geldi.

Nefes'e konuşan eğitimci Özgür Bozdoğan, ölçme ve değerlendirme yöntemlerinin okulların ve sınıfların ihtiyaçları doğrultusunda öğretmenler tarafından belirlenmesi gerektiğini savundu.

Bozdoğan, düzenlemenin öğretmenlik mesleğinin özerkliğine zarar verebileceğini belirterek “Bu sistem öğretmenlik mesleğinin özerkliğine zarar verir. Öğretmenlerden görüş dahi alınmadı.” ifadelerini kullandı.

FARKLI İMKÂNLARDAKİ ÖĞRENCİLER NASIL DEĞERLENDİRİLECEK?

Eğitimcilerin dikkat çektiği bir diğer konu ise öğrenciler arasındaki sosyoekonomik koşul farklılıkları oldu.

Özgür Bozdoğan, dar gelirli bölgelerdeki okullarla ekonomik imkânları daha yüksek bölgelerdeki okulların aynı koşullara sahip olmadığını belirterek, öğrencilerin değerlendirilmesinde bu farklılıkların dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Bu tartışma, Kütahya'da merkezdeki okullarla kırsal bölgelerdeki eğitim kurumlarının imkân farklılıklarının yeni ölçme ve değerlendirme sistemine nasıl yansıyacağı sorusunu da gündeme getiriyor.

Bakanlık ise yeni sistemle öğrencilerin öğrenme eksikliklerinin belirlenmesini ve ölçme standartlarının ülke genelinde güçlendirilmesini hedefliyor.

HER SINAV DÖNEMİNDE 8 BİN YENİ SORU HEDEFLENİYOR

Milli Eğitim Bakanlığının planlamasına göre, ilk ortak yazılı sınavlar öncesinde dijital soru havuzuna yaklaşık 8 bin beceri temelli açık uçlu soru aktarılması hedefleniyor.

Sonraki her sınav döneminde de yaklaşık 8 bin yeni sorunun geliştirilmesi planlanıyor.

Yeni sistem sayesinde sınavların ardından öğrencilerin sorulara verdikleri yanıtlar ayrı ayrı puanlanabilecek. Öğrenci, sınıf ve şube bazında analizler oluşturularak öğrenme eksikliklerinin belirlenmesi amaçlanıyor.

Kaynak: Haber Merkezi