Saadet Partisi Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi ve Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, gazetemizi ziyaret ederek gündeme ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de yaşanan ekonomik krizin yalnızca pandemi ve depremlerle açıklanamayacağını vurgulayan Çalışkan, sorunun temelinde yapısal problemler bulunduğunu söyledi.
Gazetemize konuşan Çalışkan, kamu harcamalarındaki artışa ve kaynak kullanımındaki verimsizliğe dikkat çekerek, “Ülkede en büyük gider kalemleri faiz, israf ve yolsuzluktur. Bunlar azaltılmadığı sürece kalkınma mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

“25 Yılın Faturasını Son Üç Yıla Kesmek Doğru Değil”
AK Parti TBMM Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun Kütahya’daki açıklamalarının ardından değerlendirmelerde bulunan Çalışkan, ekonomik sorunların yalnızca son yıllardaki gelişmelere bağlanamayacağını savundu.
Gazetemize konuşan Çalışkan, “Pandemi ve deprem son üç-dört yılda yaşanan süreçlerdir. Ancak 25 yılın faturasını son üç yıla kesmek doğru değildir” dedi.
“Deprem Bölgesinde En Az Üçte İkisi Hâlâ Konteynerlerde”
Deprem sonrası yapılan konut teslimlerine ilişkin de gazetemize özel değerlendirmelerde bulunan Çalışkan, açıklanan rakamların sahadaki tabloyla örtüşmediğini öne sürdü.
Hatay örneği üzerinden konuşan Çalışkan, deprem sonrasında konteyner kentlerde yaşayan kişi sayısının başlangıçta 217 bin olduğunu hatırlatarak, bugün bu rakamın yaklaşık 160 bine düştüğünü ifade etti. Çalışkan, “Henüz üçte biri ayrılmış olsa da en az üçte ikisi hâlâ konteynerlerde yaşamaktadır” diye konuştu.
“Net Veriler Açıklansa Kamuoyu Daha Sağlıklı Değerlendirir”
Konut projeleri konusunda şeffaflık çağrısında bulunan Çalışkan, yapılan çalışmaların takdir edilmesi gerektiğini ancak kamuoyuna açık ve ayrıntılı bilgiler verilmesinin güveni artıracağını belirtti.
“Kaç konut tamamlandı, kaçı yarım, kaçı başlayacak… Bunlar net biçimde paylaşılırsa insanlar niyet sorgulamaz” diyen Çalışkan, bazı projelerin hâlen kaba inşaat aşamasında olduğunu iddia etti.

“36 Ay Geçti, Konteyner Kentlerde Yaşam Devam Ediyor”
Birleşmiş Milletler standartlarını hatırlatan Çalışkan, konteyner kentlerde yaşam süresinin 12–18 ay olarak öngörüldüğünü belirterek, depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen sorunun sürdüğünü dile getirdi.
Gazetemize yaptığı açıklamada Çalışkan, “36 ay doldu, 37’nci aya girdik. Buna rağmen halkımızın büyük bölümü hâlâ konteynerlerde” ifadelerini kullandı.
“2026 Bütçesinde Faiz Payı Çok Yüksek”
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Çalışkan, 2026 bütçe hedefleri üzerinden faiz giderlerine dikkat çekti.
Gazetemize konuşan Çalışkan, “16 trilyon liralık gelir hedefleniyor. Bunun 2 trilyon 750 milyar lirası faize gidiyor. Bu, her 6 liranın 1 lirası demektir” dedi.
“Faize Giden Para, Deprem Harcamalarının İki Katı”
Kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin eleştirilerini sürdüren Çalışkan, deprem bölgesine yapılan harcamalarla faiz ödemeleri arasındaki farkın dikkat çekici olduğunu söyledi.
“Deprem için bugüne kadar yaklaşık 1,5 trilyon lira harcandı. Buna karşılık yalnızca bu yıl faize ödenecek miktar yaklaşık 3 trilyon liradır” diye konuştu.
“Ülkenin İmkânları Önce Vatandaş İçin Kullanılmalı”
İstihdam, genç işsizliği ve adalet sistemine ilişkin görüşlerini de paylaşan Çalışkan, yurtdışından iş gücü getirilmesini eleştirerek şu ifadeleri kullandı:
“Gençlerimiz işsizken dışarıdan iş gücü getirilmesi yönetim zaafıdır. Bu ülkenin imkânları öncelikle kendi vatandaşları için kullanılmalıdır.”
Gazetemizi ziyaretinde ekonomi, deprem süreci, kamu harcamaları ve sosyal sorunlara dair değerlendirmelerde bulunan Necmettin Çalışkan, sorunların sahadan gelen veriler ışığında ele alınması gerektiğini vurguladı. Program, karşılıklı görüş alışverişinin ardından sona erdi.





