Kahvaltı sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan sucuk, salam, sosis ve pastırma, sağlık üzerindeki olası etkileri nedeniyle yeniden gündemde. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, özellikle işlenmiş et ürünlerinin düzenli tüketilmesinin kolon ve rektum kanseri riskini artırabileceğini açıkladı.
Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) değerlendirmelerine dikkat çeken Özkaya, kırmızı et ile işlenmiş etin kanser riski bakımından farklı kategorilerde incelendiğini vurguladı.

Günde 50 Gram Tüketmek Bile Riski Artırabiliyor
Uzmanların dikkat çektiği en önemli noktalardan biri, tüketilen işlenmiş et miktarı oldu.
Bilimsel araştırmalara göre günde 50 gram işlenmiş et tüketimi, kolorektal kansere yakalanma riskinde yaklaşık yüzde 18'lik göreli artışla ilişkilendiriliyor.
Bu oran, işlenmiş et tüketen her 100 kişiden 18'inin kansere yakalanacağı anlamına gelmiyor. Araştırmalarda belirtilen artış, tüketim alışkanlıklarıyla ilişkili göreli risk değişimini ifade ediyor.
Prof. Dr. Özkaya, özellikle işlenmiş etin uzun süre ve düzenli tüketilmesinin sağlık açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Sucuk, Salam ve Sosis Neden Riskli Görülüyor?
İşlenmiş et ürünleri, raf ömrünü uzatmak veya lezzetini değiştirmek amacıyla tuzlama, kürleme, fermantasyon ve tütsüleme gibi işlemlerden geçiriliyor.
Bu süreçlerde kullanılan bazı katkı maddeleri ve etin hazırlanma yöntemleri, sağlık açısından araştırılan risk faktörleri arasında bulunuyor.
Özkaya, özellikle nitrit ve nitratların bazı koşullarda zararlı bileşiklerin oluşumuna katkıda bulunabileceğini ifade ederek işlenmiş et tüketiminin sınırlandırılması gerektiğine dikkat çekti.

Kırmızı Et Tüketiminde de Dikkat Çeken Yüzde 17 Detayı
Kırmızı et tüketimiyle kanser arasındaki ilişki de bilimsel çalışmaların önemli başlıkları arasında yer alıyor.
DSÖ'nün değerlendirmelerine göre, günlük her 100 gram kırmızı et tüketimi, kolorektal kanser riskinde yaklaşık yüzde 17'lik artışla ilişkili olabilir. Ancak kırmızı etin doğrudan kansere neden olduğuna ilişkin kanıtlar, işlenmiş et için bulunan kanıtlardan daha sınırlı.
Araştırmacılar, kırmızı ette bulunan hem demiri ve yüksek sıcaklıkta pişirme sırasında oluşabilen bazı kimyasal bileşiklerin olası etkilerini inceliyor.
Dünya Sağlık Örgütü İşlenmiş Eti Kanserojen Olarak Sınıflandırıyor
Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, et ürünlerini kanserojenlik kanıtlarının gücüne göre iki farklı kategoride değerlendiriyor.
-
Grup 1 – İşlenmiş et: İnsanlarda kansere neden olduğuna ilişkin yeterli bilimsel kanıt bulunuyor.
-
Grup 2A – Kırmızı et: İnsanlar için muhtemelen kanserojen olarak değerlendiriliyor.
Bu sınıflandırma, işlenmiş etin sigara gibi aynı gruptaki diğer etkenlerle eşit derecede tehlikeli olduğu anlamına gelmiyor. Kategoriler, kanıtların gücünü gösteriyor.
Uzmanlardan Beslenme Alışkanlıklarını Değiştirme Çağrısı
Prof. Dr. Şevket Özkaya, et tüketiminin tamamen bırakılması gerektiğini söylemek yerine, porsiyon kontrolünün ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekti.
Özkaya, işlenmiş et tüketiminin sınırlandırılmasını, lif açısından zengin besinlere ve bitkisel protein kaynaklarına daha fazla yer verilmesini önerdi.
Uzmanların uyarısı, tek bir öğünde tüketilen etten ziyade uzun yıllar boyunca sürdürülen beslenme alışkanlıklarının önemini ortaya koyuyor.
Kolon kanseri riskinin azaltılmasında yalnızca tüketilen et miktarı değil, genel beslenme düzeni ve yaşam tarzının da dikkate alınması gerekiyor.





