OKULÖNCESİ EĞİTİM, İLKÖĞRETİM… MİLLÎ OLAN EĞİTİM…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İhmal edilen en önemli eğitim, maalesef, zihinsel ve davranış eğitimi ile ilgili olan süreç/vetire… Okulöncesi eğitimin ne kadar mühim olduğu gerçeğini idrak ettiğimizde sorun daha iyi anlaşılabilir… Bloom’un yaptığı araştırmalara göre 17 yaşına kadar olan zihinsel gelişmelerin %50’si 4 yaşına, %30’u 4 yaşından 8 yaşına kadar, %20’si ise 8 yaşından 17 yaşına kadar oluşmakta… Okulöncesi eğitimde, ebeveyn/anne-baba eğitimi ile toplumdaki bireylerin eğitimi bütünleştiğinde, başarı ibresi olumlu olarak yükselir… Eğitim sistemindeki en büyük zafiyet zihinsel ve davranış eğitiminin sözde kalması, uygulamada gerekenin yapılamamasıdır… Geçmişte bunun adı edep, terbiye, adab-ı muaşeret idi… “Çocuğun ana-babası üzerindeki hakkı, ona iyi bir eğitim/terbiye ve iyi bir isim vermesidir.” (Hadis-i Şerif)… Özgürlük diye diye bireyleri egoizm girdabına sürükleyen zihniyet, post modern psikolojik savaşların ve darbelerin tesirinde millî, öz ve evrensel değerlerimizi günbegün yok etmekte…

Okulöncesi eğitimde sorumlu olanlar, ebeveyn/anne-baba ve okulöncesi eğitim görevlileridir… Çok kaliteli bir kumaş, terzi olmayanın ya da mahir olmayan terzi elinde zayi olur… Âdi bir kumaş ise mahir bir terzi elinde şahane bir elbise haline dönüşür… Doğum öncesi anne sağlığı ve aile saadeti, okulöncesi, okul (ilkokul, ortaokul, lise ve yükseköğretim) ve hayat boyu eğitim… Bu merdiven eğitimi (bu tabir bana ait, kastedilen millî eğitim)… Bir de merdiven altı eğitim ve merdiven üstü eğitim (bu tabir bana ait, kastedilen dış mihrakların güdümünde yapılan eğitim) var… Ehliyetsiz, kötü maksatlı ve gayri millî odakların müdahil olduğu ve toplum mühendisliği kapsamında yapılan her türlü algı yönetimleri ve akıl tutulmalarına sebep faaliyetler… Neticede mankurtlaşan toplum bireyleri…  Ya millî ya gayri millî ve zilli (vurdumduymaz) fertler… Millî duyarlılık tek çözüm… Eğitim sistemine yapılan eleştiriler buna göre değerlendirilmeli…

Millî Eğitim sitemimiz, 27 Aralık 1947’de imzalanan “Fulbright Anlaşmasıile oluşturulan eğitim komisyonu tarafından ilgili kanun[1]  gereğince şekillendirilmekte… Anlaşma”nın en önemli özelliği; Türkiye’de öğrencilerin eğitilme biçiminin saptanması ve bu iş için gerekli giderleri karşılama yöntemlerinin belirlenmesi… Tespitler aynı zamanda, Amerika’nın Türkiye’ye göndereceği uzman, araştırmacı, öğretim üyesi adı altındaki personel için de yapılmakta… ABD ile iyi ilişki içinde olan ve işbirliği yapacak, geleceğin “Türk” yöneticilerini yetiştirmek üzere, Amerika’ya götürülecek Türk öğrenci, öğretim üyesi ve kamu görevlilerinin konumları da bu anlaşmayla belirlenmekte… Fulbright Anlaşmasının birinci maddesi:  “Türkiye’de Birleşik Devletler Eğitim Komisyonu adı altında bir komisyon kurulacaktır. Bu komisyon, niteliği bu anlaşmayla belirlenen ve parası T.C Hükümeti tarafından finanse edilecek olan eğitim programlarının yönetimini kolaylaştıracak ve Türkiye Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri tarafından tanınacaktır.” Kurulan komisyonun yetki, işleyiş ve oluşumu ile ilgili olarak 1.1 ve 2.1 alt maddeleri: “Türkiye’deki okul ve yüksek öğrenim kurumlarında ABD vatandaşlarının yapacağı eğitim, araştırma, öğretim gibi eğitim faaliyetleri ile Birleşik Devletlerdeki okul ve yüksek öğrenim kuruluşlarında Türkiye vatandaşlarının yapacağı eğitim, araştırma, öğretim gibi faaliyetlerini; yolculuk, tahsil ücreti, geçim masrafları ve öğretimle ilgili diğer harcamaların karşılanması da dâhil olmak üzere finanse etmek…” Anlaşmanın 5. Maddesi Türkiye’de Birleşik Devletler Eğitim komisyonunun kuruluşunu belirlemekte: “Komisyon; dördü T.C vatandaşı, Dördü de ABD vatandaşı olmak üzere sekiz üyeden oluşacaktır. ABD’nin Türkiye’deki diplomatik misyon şefi, komisyonun fahri başkanı olacak ve komisyonda oyların eşit olması halinde kararı komisyon başkanı verecektir.” Bu anlaşmayla, “Milli Eğitimi Geliştirme” adlı bu komisyon Milli Eğitim Bakanlığı’nda çalışmalarını etkin bir biçimde sürdürmekte; personel politikalarından ders programlarına, pek çok konuda stratejik kararlar önerebilmekte…

Dünya İlkyardım Gününde (12 Eylül) ve İlköğretim Haftasında (12 – 18 Eylül) derin derin düşünülmesi gereken acil durum, millî olmada ilk hamlenin millî eğitimde, “millî olan eğitim seferberliği”nin ilan edilmesidir.  Yerli malı, millî malı kullanma da bu şuurla olur… Aksi takdirde kullanılan ve sonra da miadı dolunca çöp olanlardan olmak var sonrasında… Millî olan talim ve terbiye[2]…                                                        İnanın, aslında, başarı uzağımızda değil[3]…   Selam, sevgi ve saygılarımla…

[1] Fulbright Antlaşması: Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti arasında imza edilen Anlaşma gereğince temin edilen paraların kullanılmasına dair Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti arasında imzalanan Anlaşmanın onanması hakkında Kanun (RG 18.03.1950 – Sayı: 7460)

https://www.tbmm.gov.tr/tutanaklar/KANUNLAR_KARARLAR/kanuntbmmc032/kanuntbmmc032/kanuntbmmc03205596.pdf  

[2] https://dumlupinargazetesi.com/yazar/zafernefer/konu/talim-ve-terbiye

[3] https://dumlupinargazetesi.com/yazar/zafernefer/konu/basari-cok-uzagimizda-degil

Zafer NEFER, 07.07.2021 11.25, Kütahya

OKULÖNCESİ EĞİTİM, İLKÖĞRETİM… MİLLÎ OLAN EĞİTİM…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin