Türkiye’nin aktif tektonik kuşak üzerinde bulunması nedeniyle diri fayların konumu ve yerleşim alanlarıyla ilişkisi yakından takip ediliyor.

MTA’nın güncel çalışmalarında Türkiye genelinde haritalanan diri fay sayısının 485’ten yaklaşık 700’e yükseldiği belirtilirken, özellikle Ege Bölgesi’ndeki yoğun fay sistemleri dikkat çekiyor.

İZMİR’DE 11 İLÇE DİKKAT ÇEKİYOR

MTA’nın diri fay verilerine göre İzmir’de aktif fayların geçtiği veya fay sistemlerine yakın konumda bulunan ilçeler şöyle sıralanıyor:

Bornova,
Bayraklı,
Konak,
Karşıyaka,
Kemalpaşa,
Gaziemir,
Menderes,
Seferihisar,
Güzelbahçe,
Urla,
Karaburun.

Söz konusu ilçeler, kent çevresindeki aktif tektonik yapıların değerlendirilmesinde öne çıkan bölgeler arasında bulunuyor.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat Kütahya’ya Geliyor: İşte Ziyaret Programı
Ticaret Bakanı Ömer Bolat Kütahya’ya Geliyor: İşte Ziyaret Programı
İçeriği Görüntüle

İZMİR ÇEVRESİNDE ÇOK SAYIDA AKTİF FAY BULUNUYOR

İzmir ve yakın çevresinde İzmir Fayı, Bornova Fayı, Tuzla Fayı, Seferihisar Fayı, Gülbahçe Fayı ve Gümüldür Fayı gibi önemli tektonik yapılar bulunuyor.

Ege Bölgesi’nin genişleme rejimi içerisinde yer alması nedeniyle İzmir ve çevresindeki fay sistemleri, deprem araştırmalarında yakından inceleniyor.

BORNOVA VE BAYRAKLI’DA ZEMİN FAKTÖRÜ ÖN PLANDA

Deprem tehlikesi değerlendirilirken yalnızca fay hattına olan uzaklık yeterli kabul edilmiyor.

Özellikle Bornova ve Bayraklı’nın bazı kesimlerindeki alüvyon ve gevşek zeminler, deprem dalgalarının büyümesine neden olabilecek özellikleri nedeniyle bilimsel çalışmalarda sıkça gündeme geliyor.

Bu tür zeminlerde aynı deprem, daha sağlam zeminlere göre daha güçlü ve uzun süreli hissedilebiliyor.

SEFERİHİSAR, URLA VE GÜZELBAHÇE DE TAKİPTE

İzmir’in batı ve güneybatısında yer alan Seferihisar, Urla ve Güzelbahçe çevresi de aktif tektonik yapısıyla dikkat çekiyor.

Bölgede Seferihisar ve Gülbahçe fay sistemlerinin yanı sıra deniz içerisindeki aktif faylar da deprem tehlikesi çalışmalarında değerlendiriliyor.

DİRİ FAY HARİTASI, DEPREM RİSK HARİTASI DEĞİL

Uzmanların özellikle üzerinde durduğu noktalardan biri, diri fay haritası ile deprem risk haritasının birbirine karıştırılmaması.

Bir bölgede diri fay bulunması, o bölgedeki her yapının aynı risk seviyesinde olduğu anlamına gelmiyor.

Depremde oluşabilecek hasar; zemin yapısı, binanın yaşı, taşıyıcı sistem, malzeme kalitesi, yapı denetimi, yönetmeliğe uygunluk ve depremin büyüklüğü gibi birçok faktörün birlikte değerlendirilmesine bağlı.

2020 İZMİR DEPREMİ ZEMİN VE YAPI GÜVENLİĞİNİ HATIRLATTI

İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen yıkıcı deprem, özellikle yapı stokunun ve yerel zemin koşullarının önemini bir kez daha ortaya koymuştu.

Deprem sonrası yürütülen çalışmalarla birlikte mikrobölgeleme, yapı güvenliği ve aktif fayların yerleşim alanlarıyla ilişkisi daha fazla gündeme gelmeye başladı.

GÖZLER AKTİF FAYLARIN ÇEVRESİNDEKİ YERLEŞİMLERDE

MTA’nın güncel diri fay verileriyle birlikte dikkatler yeniden aktif fayların geçtiği veya yakınında bulunan yerleşim alanlarına çevrildi.

Kaynak: HABER MERKEZİ