Teşekkür etmeyi bilenler, özür dilemeyi gururuna yedirebilenler, bir kalbi incitmemek için kelimelerini tartarak konuşanlar artık sayılı. Nezaketin yük sayıldığı, kibarlığın zayıflıkla karıştırıldığı, inceliğin safdillik olarak yaftalandığı bir kalabalığın içinde; sessizce var olmaya çalışan bir avuç insan kaldı.
Kirlenmemek için direnenler var hâlâ.
Herkesin bağırdığı yerde susmayı, herkesin kırdığı yerde onarmayı, herkesin sorgusuzca geçtiği yerden geçmemeyi seçenler… Kalabalığın hızına kapılmadan yürüyen, aceleye insanlığı feda etmeyenler.
Bu çağda iyi olmak zor.
Nazik kalmak, anlayışlı olmak, merhameti diri tutmak neredeyse bir direnişe dönüştü. Sertliğin güç, hoyratlığın cesaret sanıldığı bir zamanda; incelikle ayakta durmak yürek ister. Ama yine de vazgeçilmedi. Çünkü biliniyor ki insan olmak, çoğunluğa benzemek değil; vicdanı kaybetmemektir.
Bütün bu gürültünün içinde insan kalabilmenin mücadelesini verenler var. İşte umut tam da burada başlıyor. Çünkü bir toplum, sesini yükseltenlerle değil; vicdanını kaybetmeyenlerle ayağa kalkar. Nezaket çoğaldığında, insanlık da yeniden hatırlanır.
GİDEREK AZALAN DEĞERLER
Şerife KOÇ
Yorumlar