YAPAY ZEKÂ KALP HASTALIĞINI YILLAR ÖNCESİNDEN ÖNGÖREBİLİR
Kalp ve damar hastalıklarıyla mücadelede geliştirilen yeni nesil teknolojiler, erken teşhis ve koruyucu tedavi konusunda umut veriyor. Yapay zekâ sistemleri, genetik yatkınlıkları, hastaların sağlık geçmişini ve kalple ilgili ölçümleri analiz ederek gelecekte ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarını değerlendirebiliyor.
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Keskin, yapay zekânın klasik tanı yöntemleriyle fark edilmesi zor olan verileri inceleyebildiğini belirtti. Özellikle ailesinde kalp hastalığı öyküsü bulunan kişilerin gelecek 5 ila 10 yıllık risklerinin daha kapsamlı değerlendirilmesi, hastalık gelişmeden önlem alınmasına yardımcı olabilecek.
TEK DOZLUK GEN TEDAVİSİ KOLESTEROLDE YENİ BİR DÖNEM BAŞLATABİLİR
Kalp sağlığı alanındaki dikkat çekici gelişmelerden biri de yüksek kolesterolü genetik düzeyde kontrol altına almayı amaçlayan tedaviler oldu.
Araştırmacılar, karaciğerde kolesterol seviyesinin düzenlenmesinde görev alan PCSK9 genine müdahale ederek zararlı LDL kolesterolü uzun süreli düşürmenin yollarını araştırıyor.
Tek seferlik uygulamayla kalıcı etki oluşturması hedeflenen gen düzenleme tedavileri, gelecekte bazı hastaların sürekli ilaç kullanma ihtiyacını azaltabilir. Ancak bu yöntemlerin uzun dönem güvenliği ve kalp krizlerini önlemedeki etkisi henüz araştırılmaya devam ediyor.
AKILLI SAATLER KALPTEKİ TEHLİKEYİ FARK EDEBİLİYOR
Giyilebilir teknolojiler de kalp hastalıklarının takibinde giderek daha fazla kullanılıyor. Akıllı saatler ve taşınabilir EKG cihazları, kalp ritmindeki bazı düzensizlikleri tespit ederek kullanıcıları sağlık kuruluşlarına başvurmaları konusunda uyarabiliyor.
Özellikle atriyal fibrilasyon olarak bilinen ritim bozukluğunun belirlenmesinde bu cihazlardan yararlanılabiliyor. Söz konusu ritim bozukluğu, tedavi edilmediğinde inme riskini artırabiliyor.
Bununla birlikte akıllı saatlerin her kalp krizini önceden tespit edebildiği düşünülmemeli. Cihazlardan gelen uyarıların hekim tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.
KALBİN DİJİTAL KOPYASIYLA TEDAVİ PLANLANABİLECEK
Tıpta gelişen bir başka yöntem ise hastanın kalbinin bilgisayar ortamında modellenmesini sağlayan dijital ikiz teknolojisi.
Kalbin anatomik yapısı ve işleyişine ilişkin veriler kullanılarak hazırlanan modeller sayesinde doktorlar, bazı girişim ve ameliyat seçeneklerini uygulama öncesinde değerlendirebiliyor.
Özellikle karmaşık kalp ameliyatları ve damar müdahalelerinde geliştirilen bu modellerin, kişiye özel tedavi planlamasına katkı sağlaması bekleniyor.
Üç boyutlu biyobaskı teknolojileriyle canlı dokulardan kalp yapıları üretmeye yönelik araştırmalar da sürüyor. Ancak nakilde kullanılabilecek, tamamen işlevsel bir insan kalbinin üç boyutlu yazıcıyla üretilmesi henüz rutin bir tıbbi uygulama değil.
KALP PİLLERİNDE DE YENİ TEKNOLOJİLER GELİŞTİRİLİYOR
Kalp pili teknolojilerindeki gelişmeler, hastaların yaşam kalitesini artırmayı amaçlıyor. Kablosuz ve küçük boyutlu kalp pilleri bazı hastalarda kullanılabilirken, vücutta zamanla çözünebilen geçici cihazlar üzerinde de çalışmalar gerçekleştiriliyor.
Araştırmacılar, kalbin elektriksel faaliyetlerini biyolojik yöntemlerle destekleyebilecek sistemler geliştirmeye çalışıyor.
DOKTORLARIN YERİNİ YAPAY ZEKÂ MI ALACAK?
Prof. Dr. Muhammed Keskin, gelişen teknolojilerin doktorların yerini almaktan çok hekimlere destek sağlayacağını ifade etti.
Yapay zekânın büyük miktarda veriyi kısa sürede inceleyebilmesi, hastalıkların daha erken fark edilmesine ve tedavilerin kişiselleştirilmesine katkı sunabilir.
Ancak hastanın muayenesi, klinik değerlendirme, tedavi kararı ve takip sürecinde hekimlerin rolü önemini koruyor.
Uzmanlara göre önümüzdeki yıllarda yapay zekâ, genetik tedaviler ve giyilebilir sağlık teknolojilerinin gelişmesiyle kalp hastalıklarının erken teşhisi ve önlenmesinde önemli ilerlemeler yaşanabilir. Ancak kalp krizinin tamamen ortadan kaldırılması henüz bilimsel olarak kanıtlanmış bir sonuç değil.





