Kütahyaspor’da sorun yalnızca skor değil! İmkânlar yerinde, beklentiler büyük, taraftar desteği tam. Peki sahada eksik olan ne? Belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey: Mücadele ruhu!
10 Ekim Cumartesi günü, Başkent’in Etimesgut Stadı’nda yine Kütahyaspor sevdamızla tribündeki yerimizi aldık. Ankara’da futbol oynamak için her şeyin elverişli olduğu, 25 derecelik güzel bir havada takımımızı yalnız bırakmadık.
Rakip Ankara Demirspor’un tribünlerinde kayda değer bir taraftar topluluğu yokken Kütahyaspor sevdalıları yine görev başındaydı. Grup Mavi Şimşek, Grup Turkuaz, Eski Açık ve Ankara’da yaşayan gurbetçi hemşerilerimizle tribünleri renklendirdik. Takımımıza olan sevgimizi, desteğimizi ve bağlılığımızı bir kez daha gösterdik.
Erkan Sözeri’nin ayrılığının ardından takımın başında Ahmet Cingöz vardı. Ligin 15. sırasına kadar gerilemiş olmamıza rağmen taraftarımız umudunu kaybetmedi. Maç öncesinde futbolcularımızı tek tek tribünlere çağırarak alkışladı, moral verdi. Çünkü biz, kötü sonuçlar alsak da armamıza olan sevdamızdan vazgeçmeyiz.
Ne var ki maçın başlamasıyla birlikte tribündeki coşkumuzun sahaya aynı ölçüde yansımadığını gördük. İlk yarıda etkisiz bir görüntü ortaya koyan takımımız, ikinci yarıda yapılan değişikliklerle biraz daha hareketlense de arzulanan sonucu alamadı.
Fakat bugün mesele yalnızca bir maçın sonucu, yapılan oyuncu değişiklikleri ya da teknik taktik değil. Mesele, Kütahyaspor formasını giyen futbolcuların sahaya hangi inançla çıktığıdır.
Çünkü ortaya çıkan tablo artık görmezden gelinecek gibi değil.
Son beş maçta kalemizde 14 gol gördük, rakip filelere ise yalnızca 2 gol gönderebildik. Şampiyonluk hedefiyle yola çıkan bir takım için bu istatistikler ciddi bir sorgulamayı gerektiriyor.
Peki Kütahyaspor’da sorun ne?
Kütahyaspor’un arkasında güçlü bir sponsor var. NG Grup gibi önemli bir markanın desteğiyle geleceğe dair büyük umutlar besliyoruz. Kulübün futbolcularına sunduğu imkânlar, teknik ekip ve organizasyon bakımından ortaya konulan yapı, beklentilerimizi daha da yükseltiyor.
Konaklama, ulaşım, beslenme ve profesyonel destek açısından futbolcuların önünde önemli imkânlar bulunduğu bir ortamdan söz ediyoruz. Masöründen sağlık ekibine, malzemecisinden kaleci antrenörüne, atletik performans ekibinden maç analistine kadar geniş bir kadro desteği mevcut.
Elbette futbol yalnızca imkânlarla kazanılmaz. Para, tesis, konfor ve profesyonel kadro tek başına şampiyonluk getirmez. Ancak bütün bunların yanında mücadele, aidiyet, sorumluluk ve kazanma arzusu da gerekir.
İşte tam bu noktada insanın aklına şu soru geliyor:
Her şey tamam da Kütahyaspor’da eksik olan ruh nerede?
Karaman FK’nın yaşadıkları düşündürücü
Şimdi bir de Profesyonek bir kulüp olan.Karaman Futbol Kulübü’nün yaşadığı zorlukları düşünelim.
Kulüple ilgili aktarılan bilgilere göre futbolcular ve teknik ekip, aylardır ödeme alamamanın sıkıntısıyla mücadele ediyor. Barınma imkânları son derece kısıtlı. Şehir merkezinden yaklaşık 39 kilometre uzaklıktaki bir kasabada, öğrenci apartlarının beş kişilik odalarında kalmak zorunda oldukları, bazı odalarda yeterli yatak bulunmadığı için yer yataklarında uyudukları ifade ediliyor.
Günlük yaşamları da kolay değil. Anlatılanlara göre bazen tek öğünle yetinmek, bazen de iki öğün yemek bulabilmek için mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Antrenmanlarını suni çim sahada yapıyor, şehir merkezindeki çim sahaya ulaşmak için dahi imkân arıyorlar.
Kaleci antrenörü, sağlık personeli ve masör gibi temel desteklerin eksikliği de cabası.
Bir futbolcu, antrenman ve maç dışında temel ihtiyaçlarını karşılamak için bile bu kadar mücadele ediyorsa onun sahadaki yükünü anlamak gerekir. Futbolcuların akşam ne yiyeceklerini düşündüğü bir ortamda, profesyonel futbolun gerektirdiği şartlardan söz etmek bile güçleşiyor.
Böyle bir tablo karşısında insanın içi sızlıyor. Hiçbir futbolcu emeğinin karşılığını alamadığı, yeterli beslenemediği ve sağlıklı koşullarda yaşayamadığı bir ortamda kalmamalı.
Ancak bu zorluklar içinde mücadele eden takımlarla, çok daha geniş imkânlara sahip takımların sahadaki performanslarını karşılaştırırken de insan ister istemez düşünüyor.
Karaman FK’nın Kırşehir karşısında yediği yedi gol elbette yalnızca yaşadığı sıkıntılarla açıklanamaz. Futbolda her sonucun kendi dinamikleri vardır. Peki ya Kütahyaspor’un beş gol yediği maçlar? Bizim imkânlarımız, hedeflerimiz ve kadro kalitemiz düşünüldüğünde bu sonuçları nasıl açıklayacağız?
Bu arma, yalnızca forma giyerek taşınmaz
Biz Kütahyaspor taraftarları olarak bu günleri kolay görmedik. Yıllarca takımımızın hak ettiği yerlere gelmesini bekledik. Şampiyonluk hayalleri kurduk, tribünlerde sevindik, üzüldük, bazen hayal kırıklığı yaşadık ama yine de vazgeçmedik.
Kütahyaspor’un yeniden ayağa kalkmasını, şehrin sokaklarında formaların çoğalmasını, gençlerin bu armayla gurur duymasını istedik.
Bugün güçlü bir sponsor var. Büyük hedefler var. Önemli transferlerle kurulan bir kadro var. Şehrin beklentisi, taraftarın inancı var.
Peki bütün bunların karşılığında sahada ne görüyoruz?
Erkan Sözeri ayrıldı, Ahmet Cingöz göreve geldi. Teknik direktör değişti ama sahadaki sorunların ortadan kalktığını söylemek mümkün değil. Öyleyse meseleyi yalnızca teknik direktör değişikliğiyle açıklamak yeterli değil.
Futbolcuların kendi aralarında konuşması, sorumluluk alması ve bu gidişatı değiştirmek için harekete geçmesi gerekiyor.
Kimse Kütahyaspor’dan her maçı kazanmasını beklemiyor. Futbolda yenilgi de var, kötü gün de var. Ancak taraftarın beklentisi, sahada son düdüğe kadar mücadele eden, formasının hakkını vermek için ter döken bir takım görmek.
Kaybedebilirsiniz ama mücadeleden vazgeçemezsiniz. Gol yiyebilirsiniz ama başınızı öne eğip oyundan kopamazsınız. İşler kötü gidebilir ama bu arma için savaşmayı bırakamazsınız.
Çünkü Kütahyaspor forması yalnızca bir spor kıyafeti değildir. O formanın arkasında bir şehrin hayalleri, yılların özlemi ve binlerce insanın emeği vardır.
Şimdi söz sırası futbolcularda
Kütahyaspor’un önünde hâlâ bir sezon, aşılması gereken engeller ve yeniden ayağa kalkmak için bir fırsat var. Ancak bunun için önce sahadaki anlayışın değişmesi gerekiyor.
Futbolcularımıza açıkça soruyoruz:
Bulunduğunuz konumdan memnun musunuz? Bu sonuçlar sizi rahatsız etmiyor mu? Tribünlerde sizi desteklemek için kilometrelerce yol gelen taraftarın beklentisini hissediyor musunuz?
Bu soruların cevabını sözlerle değil, sahada göstermenizi istiyoruz.
Artık bahaneye değil, mücadeleye ihtiyacımız var. Artık yalnızca isimlerden ve kariyerlerden değil, sahada ortaya konulan karakterden söz etmek istiyoruz.
Kütahyaspor taraftarı, takımının arkasında durmaya hazır. Ama bu desteğin karşılığında sahada inanç, azim ve mücadele görmek istiyor.
Unutmayın; büyük takımları büyük yapan yalnızca bütçeleri, yıldız futbolcuları ya da sponsorları değildir. Zor zamanlarda ayağa kalkabilmeleri, formalarının hakkını vermeleri ve son ana kadar inanmalarıdır.
Biz bu takıma inandık. Bu şehrin insanları yıllarca inandı. Şimdi sıra sizde.
Kütahyaspor’un eksiği para mı, kadro mu, teknik direktör mü? Belki de önce herkesin kendi sorumluluğuna bakması gerekiyor.
Çünkü bazen bütün şartlar hazırdır ama en önemli şey eksiktir.
Her şey tamam, ya ruh nerede?