Dijital pazarlamada yıllardır süregelen bir efsane var: Ne kadar çok içerik üretirsen, o kadar çok sonuç alırsın. Küçük bir işletme sahibiyle geçen hafta yaptığım konuşmada bu efsaneyi bir kez daha karşı karşıya geldim. "Haftada beş gönderi ve reels hazırlıyorum, her şeyi yapıyorum ama hiçbiri tutmuyor," dedi. Ve burada, bu cümlenin tam ortasında, asıl mesele saklıydı.

Pareto İlkesi: Dijital Dünyanın En Acımasız Yasası

19. yüzyılda yaşayan İtalyan ekonomist Vilfredo Pareto, sonuçların büyük çoğunluğunun nedenlerin küçük bir kısmından kaynaklandığını keşfetti. 80/20 kuralı olarak bilinen bu ilke, tarım arazilerinden ekonomiye, ticaret hayatına kadar her yerde kendini gösterdi. Ve şimdi, dijital dünyada da son derece acımasız bir şekilde çalışıyor.

Herhangi bir hesabın son üç aylık verilerine baktığınızda, etkileşimin, büyümenin ve dönüşümün aslan payı, yalnızca küçük bir içerik grubundan geldiğini hemen fark edebilirsiniz. Kalite kontrol alanında dönüm noktası yaratan Joseph Juran bu tespiti şöyle özetledi: "Hayati azınlığı, önemsiz çoğunluktan ayırın." Dijital pazarlamacılar için daha yerinde bir söz olamaz.

• • •

"Daha Fazla" Değil, "Doğru Olanı" Üretin

Endüstri mühendisliğinde verimlilik kavramı son derece temelli bir şekilde ele alınır. Verimlilik, daha fazla üretmekten değil, doğru olanı ayırtmaktan ve onu ölçeklemekten gelir. Bu bakış açısını dijital pazarlama stratejisine aktardığında ortaya "daha çok mu yapayım" yerine "hangisi işe yarıyor, onu mu güçlendireyim" sorusu çıkıyor.

Burada kritik adım şudur: Hesabınızdaki her içeriği gözden geçirin. Son altı aya ait tüm verileri bir araya getirin ve hedeflerinize göre — yani erişim mi, takipçi kazanmak mı, satış yapma mı — o hedefin en ağır basan metriğine göre sıralayın. Sonuç genellikle şöyle görünür: İlk sıralardaki küçük bir grup, performansın büyük çoğunluğunu taşır.

"İçeriğin miktarı önemli değil. Önemli olan, hangi içeriğin ne yapış biçiminin işe yaradığıdır."

Örüntüyü Bulmak: Asıl Analiz Burada Başlıyor

En iyi performans gösteren yüzde yirmilik grubu tespit ettiğinizde, asıl iş henüz bitmemiştir. Bu noktada sorulacak soru şudur: Bu başarılı içeriklerin ortak özellikleri nelerdir? Hepsi belirli bir formatta mı? Ortak bir tema mı taşıyor? Belirli bir anlatım tarzı mı kullanılıyor? Örüntüyü buldukça, stratejiniz netleşir ve kaynaklar daha verimli kullanılır.

Ancak burada önemli bir not düşmek gerekir: Alt yüzde seksenlik grup tamamen göz ardı edilmemelidir. Bu grup çoğu zaman test alanıdır, önemli bir deneme-hata evresidir. Ama büyüme stratejinizin ağırlık merkezi, yalnızca hayati azınlığın üzerine kurulmalıdır.

• • •

Sürdürülebilir Büyümenin Sırrı

Dijital dünyada sürdürülebilir büyüme, körü körüne içerik pompalama yerine veri okumak, doğru örüntüyü bulmak ve kaynakları oraya yönlendirmekle elde edilir. Bu, yavaş ve temkinli bir süreç olabilir. Ama sonuç tutarlı, ölçülebilir ve tekrarlanabilir bir büyüme anlamına gelir.

Dijital pazarlama, bu düşünce biçiminden her gün daha fazla beslenecek. Sizler de bu ilkeyi uygulayarak içerik üretiminizi güçlendirebilirsiniz.