Çamlı Sokak
Bahçe Sokak
Çamlıbahçe Sokak
Çamlıbahçe Parkı
Çamlıbahçe İşhanı
Bu isimlerin hepsi Kütahya’daki tarihi bir bahçenin isminin hatırası. 700 yıl önce Germiyanoğullarının gelişiyle ortaya çıkmış, 120 yıl önce çamlar dikilerek kurtarılmış bu bahçenin büyük kısmı yok olsa da, önemli bir bölümünün üstünde bugün “Çamlıbahçe Parkı” var. Evet, eski Cumartesi pazarı alanından bahsediyoruz.
Küçüklüğümde hayal meyal birkaç anı var. Cumartesi pazarından geçerken bir büyüğüm “burada ağaçlar arasında top oynardık” demişti. Bir defasında da “eskiden burası bahçeydi” diye bir anı hatırlıyorum. Bunlar unutuldu, yıllar geçti.

KÜTOPYA’nın henüz başında Hükümet Sarayı’nı, Saray Hamamı’nı, Yeşil Cami’yi çizmiştim. Eski fotoğraflarda bu alan yeşillik. İsmail Germiyanoğlu ile birlikte o zamanlar yeni yıkılmış olan Cumartesi pazarı alanına gittik. Tabela dikkatimi çekti: “Çamlıbahçe İşhanı”. Akşam bu yeşil alanın sınırlarını anlamak için Google Maps üzerinde geziyorum. Sokak isimleri dikkatimi çekt; “Çamlı Sokak”, “Bahçe Sokak”, “Çamlıbahçe Sokak”.

“Çamlıbahçe” ismi böylece aklımda kaldı. Aylar sonra eski bir Kütahya fotoğrafının üstünde “Çamlıbahçe’de eğlence” yazıyordu. Ama bir hata vardı, burası bariz şekilde “Çamlıca” idi. Birisi fotoğrafın altına “Çamlıca” yazacağına “Çamlıbahçe” yazmıştı. Demek ki, bu ikisi karıştıracak birileri yaşamıştı. Demek ki; “Çamlıbahçe” diye bir yer vardı. Ve sonra müthiş bir şey oldu, bir fotoğrafın altında gerçekten “Çamlı bahçe” yazıyordu ve ekliyordu: “şimdiki pazar yeri”.

Binbir gündem arasında aylar sonra Ahmet Yakupoğlu’nun resimleri karıştırırken Dülgerler Konak resmine denk geldim. Aşı boyalı, şahane bir ev. Hep güzel şeyler duyduğum bu evin nerede olduğunu merak ederdim. Resmin altına bir baktım, Yakupoğlu şöyle not düşmüştü: “Fuat Paşa merhumun meydana getirdiği çamlı bahçeliklerin karşısında Dülgerler Konağı. Şimdi artık hiçbir yok! Ne çamlık, ne konak! Korkunç bir pazar yeri bodrumu…”

İşte şimdi koşarak yeniden pazar yerine gittim ve o açıyı buldum. Dülgerler Konak gitmiş, yerine Çamlıbahçe İşhanı yapılmıştı. Aynı yer, aynı açıyı keşfettim. Meğer ileride gözüken ağalar Ali Paşa Cami önündeki çınarlardı. Hemen fotoğrafladım. Ve cumartesi pazarının olduğu yerde eskiden olan bahçenin bizim o ismini duyduğumuz Çamlıbahçe olduğu kesinleşmiş oldu.

Yıllar içinde başka fotoğraf ve resimlerde de ismini gördük. Ahmet Yakupoğlu, Kışlaönü’nden -bugün Zafer Meydanı- kaleye doğru bir resim çizmişti. Solda gözüken bahçe “Çamlıbahçe” idi. Yunan işgalinde Yunan askerleri Çamlıbahçe önünde poz vermişti. Yeşil Cami minaresinden çekilen bir fotoğrafta Çamlıbahçe gözüküyordu. Hatta Ali Paşa Cami minaresinden çekilen bir fotoğrafta çamların yeni dikilmiş olduğu halini bile bulduk.

Meğer Fuat Paşa, Hükümet Sarayı’nın önündeki bu alana çamlar diktirerek şahane bir bahçe ortaya çıkarmıştı ve şehrin kültürüne yer etmişti. 1980’de pazar yeri yapılmak için kesilmişti. Fuat Paşa, Hükümet Sarayı, Çamlıbahçe… Çamlıbahçe’nin altı bugün “Çamlıbahçe Sokak”, üstü “Fuat Paşa Caddesi”. Bir tarafında “Hükümet Caddesi”, diğer tarafı “Lise Caddesi”. Ama hemen yanı, Ali Paşa Cami’ne giden yollar; “Çamlı Sokak” ve “Bahçe Sokak”.
Fakat hikaye burada bitmedi, meğer çok daha öncesi vardı.

O zamanlar Germiyan Sarayı’nın yerini ancak simülasyonla tahmin etmiştik, doğru tahmin ettiğimiz 2026 yılının Haziran ayında bilimsel olarak kanıtlanacaktı. Ama Germiyan Sarayı’nın burası olduğunu düşünme sebeplerimden biri, buranın Germiyan Sarayı bahçesi olduğunu düşünmemiştik.

Evliya Çelebi, Germiyan Sarayı için “360 odalı” derken, sarayın bahçesine ayrı bir başlık açar. “Halep Sarayı’nın avlusu kadardır” diyerek çok geniş olduğunu belirtir ve şöyle der: “...büyük bir bahçesi ve hamamları vardır…” Simülasyonumuza göre böyle bir bahçe alanı da sadece burası olabilir. Zafer Meydanı, Ali Paşa Cami, Küçük Hamam -ki Germiyan eseri-, Taşköprü, Saray Cami, Askeri Mahfel bölgelerini içine alan alan “Saray” alanıdır.

Şehre doğudan giren Germiyanoğlu, bir tepeye sarayını yapmıştı. Bugün Kütahya Lisesi ile Adliye’nin olduğu alan. Önüne de tarihe konu olmuş şahane bir bahçe dikmişlerdi. Yüzyıllar içinde ne Germiyan Sarayı kaldı, ne de çoğu eser. Sadece “Saray Hamamı” korunabildi. Elbette Fuat Paşa sayesinde Hükümet Sarayı ve Yeşil Cami gibi iki muazzam esere sahip olduk.

Ama bahçe kaybolmuştu. Fuat Paşa bahçe konusuna da el atarak buraya çamlar dikmişti. Şehrin ortasında çam kokusu düşününüz. Germiyanoğlu’nun yüzyıllarca övülen bahçesinin olduğu alanda, şehrin ortasında bir bahçe olacaktı. Maalesef bu ağaçlar 1980’de kesildi. Tarihi alanın üstüne kaçak bir yapı yapıldığı için de orada kalamadı. Tekrar yeşil alan bırakılacağı zaman “burası bahçe olmalı” diye çok dil döktük ama park oldu. Buna da şükür.

Çamlıbahçe’nin kendi sınırlarını çok doğal bir şekilde belirlemesini seviyorum. Bölgede önemli eserleri yerine yerleştirin. Behdi Çayı’nı Taşköprü’den gelip Saray Hamamı’nın yanından geçip Kütahya Lisesi’ne doğru akacak şekilde koyun. Tüm tarihi sokakları işaretleyin. Altta “Çamlıbahçe Sokak”, üstte “Fuat Paşa” caddesi zaten kuzey ve güney sınırları. Batıda Yeşil Cami ve Hapishane -Kışlanın bölümlerinden biri-, doğuda Redif Kışlası, yani bugünkü Vazo bölgesi.

Çamlıbahçe içinden 4 köprü geçer. Birisi yine Fuat Paşa’nın yaptırdığı “Taşköprü”. Diğeri üstünden geçerken köprü olduğu anlaşılmayan, eski fotoğraflarda yolu kaplayacak şekilde genişletilmiş “Yeşil Köprü”. Diğer eski Kütahyalıların ahşap olarak hatırladığı, Bahçe Sokak’tan Kütahya Lisesi’ne girmeyi sağlayan “Lise Köprüsü”. Diğeri Zafer Meydanı’ndaki “Kışla Köprüsü”. Tarihte muhtemelen hepsi taş olan bu köprüler sel felaketlerinde yıkıldıkça yerine genelde ahşap köprüler konulmuş. Behdi Çayı’nın kapatılması ile hepsi de yok olup unutulmuş.

4 yıl önce “Yakupoğlu Buradaydı” belgesel serisi başladık, birinci bölümün ismi “Çamlıbahçe” idi. Bu video bu parka herhangi bir isim değil “Çamlıbahçe Parkı” denmesini sağladı. Elbette çamlar geri gelmiş olmadı ama binbir yerden birleşen bilgiler bir ismi korumuş oldu. Bunda sokak isimlerinin ne kadar önemli olduğunu da unutmayalım.

Çamlıbahçe Parkı, bugün şehrimizin en güzel yerlerinden biri. Biraz güneşlik alan eksiği var ve fazlaca beton. Yeşillik neredeyse yok. Yine de birini gezdireceğimiz zaman buradan başlıyoruz. Bir tarafta Yeşil Cami, bir tarafta Taş Mektep, bir tarafta Hükümet Sarayı, bir tarafta Saray Hamamı. Üstelik muzzam çınarlar. Türkiye’de bu kadar kıymetli yer az bulunur. Şehrimizde başka böyle önemli alanların da park, meydan veya yeşil alan olarak bırakılmasını diliyorum.
// Abdullah Reha Nazlı, 01.09.2026