● Taşköprü

● Taşköprü Meydanı

● Taşköprü Caddesi

Yakupoğlu’nun en sevdiğim resmi Taşköprü eseridir. Bu resimdeki her detay şahane. Ama bu resmi çok önemli kılan bir yönü var; Taşköprü’nün günümüze ulaşmış tek görüntüsü bu. Bir zamanlar Kütahya’da “Taşköprü” denilen meşhur muhite ismini veren köprüden geriye kalan tek görüntü bu resim. Bir kez bile fotoğrafı çekilmemiş. Üstelik bu köprü uzakta değil, şehrimizin tam ortasında idi.

B031Afe4 8081 4D3E 8Ece D5901932A714

Yıllar önceye gidelim. Tarih kitaplarını çok taradık, haritalarla çok uğraştık. Artık sokak sokak gezmeye başlamışız. Yeşil Cami’den yukarı çıkıyoruz. Yanımda tarihçi İsmail Germiyanoğlu var. Duvardaki tabelayı okudum: “Taşköprü Caddesi”. Düşündüm, “Taşköprü…”. Bu isim tanıdık dedim.

Etrafta ne su var, ne köprü. Mümkün gözükmüyor. Beton, asfalt, yüksek binalar. Aradaki güzel konaklardan yukarı çıkıyoruz. Karşımızda çınarlar. Küpecik Cami’ye çıkan aralık. Solda Yakupoğlu’nun evine giden aralık. Aşağıda Saray Cami’ne giden aralık. Geziyi tamamlayıp döndük.

20A3Abcc 066B 4A33 Adee Fa8352F59094

Aylar sonra Yakupoğlu’nun resimlerine tek tek bakıyoruz. Büyük, güzel bir köprü görüntüsü var. Açıklamasında “Taşköprü” yazıyor. Bu isim nerede geçmişti diye düşündüm; Taşköprü Caddesi’nde. Ama orası hemen yukarıda. Burada muazzam güzel bir köprü var, şehrin dışında mı acaba? Google Earth açtım. Biraz kurcalayınca şaştım kaldım. Yakupoğlu’nun çizdiği resmin aynı açısına sahip bir yer var. Sadece artık ne köprü ne çay yok.

Zaman içinde Behdi Çayı, Fuat Paşa ve binbir detayda uzmanlaştık. Taşköprü ile ilgili bilgiler giderek arttı. Burasının Germiyan Sarayı bahçesi olduğunu keşfettik. Zaten Küpecik Cami eski bir Germiyan mescidi üzerine yapılmıştı. Germiyan Sarayı ile Germiyan Mescidi arasında dere kenarında Taşköprü vardı.

Buraya tarihte ne köprüler yapıldı bilinmez. Ama yapılan son köprü Fuat Paşa’nın eserlerinden Taşköprü’ydü. Öyle ki muhite ismini vermişti. Pek çok önemli noktanın kesişim noktası olduğundan, sarayın arkasında her yer Taşköprü’den tarif ediliyordu.

Yakupoğlu Taşköprü’yü çizmişti. Ama o meydanda pek çok harika resmi vardı. Taşköprü’den Müderris Bahçesi’ne çıkan caddeye “Müderrris Caddesi” denir. Yakupoğlu burayı da çizmişti. Taşköprü’de Emin Toktar’ın daha yenilerde yıkılan şahane aşı boyalı ahşap evi vardı. Bu müthiş evi iki kere çizmişti. Ayrıca şahane bir konak olan Elifoğlu Konağı vardı, bu evi de iki kere çizmişti. Ayrıca Taşköprü’den Saray Cami’ne giden tarihi aralık olan “Mahvel Sokak”ı da çizmişti. Ve Taşköprü’ye çıkan “Taşköprü Caddesi”ni de çizmişti. Çizmediği tek sokak Kadıoğlu Sokak zannettik ama meğer burayı da iki kez resmetmişti. Yani Yakupoğlu buraya gelen ve buradan giden her yeri resmederek korumuştu. Yakupoğlu olmasa ne yapardık…

0C31E8D9 86D3 48B1 A058 567727Fbe50F

“Taşköprü Caddesi” gerçekten de taş bir köprü olan “Taşköprü”ye çıkan cadde idi. Hiçbir şey kalmamış, bir tane isim kalmıştı. Sokak isimleri kültür için bu kadar önemlidir. Ayrıca birkaç dükkanın vitrininde “Taşköprü” yazıyordu. Bölge ahalisi bu ismi korumaya çalışıyordu. Buradaki muazam çınarlar bir zamanlar sarayın arka bahçesi bölgesinde idi ve altından bir dere akardı. İnsanlar köprüden geçerdi.

Taşköprü Caddesi ismini ilk gördüğümde ne anımsadığımı hatırladım. Dedemin babası mücellit idi ve büyüklerim “Taşköprü’deki Vilayet Matbaası’nda” çalışmış olduğunu söylerlerdi. Benim ayıbım, hiç buranın neresi olduğunu araştırmamışım. Meğer çocukluğumun geçtiği sokağın 300 metre yukarısındaymış. Eksi pazar yerinin yukarısındaki, bugünkü İHH binası eski “Vilayet Matbaası” imiş.

Beş yıldır misafirlerimiz geldiğinde gezdirmeye Çamlıbahçe’den başlıyorum. Hükümet Sarayı, Saray Hamamı, Kütahya Lisesi, Yeşil Cami derken Taşköprü’ye çıkıyoruz. Buradan ister Yakupoğlu yönüne, ister Behdi Çayı, Gökçimen yönüne, ister Kadıoğlu Sokak’tan Abdurrahman Paşa Caddesi’ne gidiyoruz. Öğretmenlerle yaptığımız etkinlikte de buraları gezdirdim, çok güzel bir gün geçirilmişti.

0F2D8A38 C2E6 4955 Bdc3 3C6Eaf66C62F

Taşköprü Caddesi’nde şahane bir taş bina var. Kütahya’da örnekleri pek kalmadı. Ayrıca örneği hiç kalmayan cihannümalı bir ev var. Kütahya’da sadece birkaç cihannümalı ev kaldı. Yakupoğlu’nun resminde gözüken dükkanlar hala duruyor.

Ama Taşköprü Caddesi tarihte çok daha önemliydi çünkü Dönenler’den Küçük Hamam’a kadar gelen “Küçük Çarşı”, buradan Ali Paşa Cami’ne değil yukarı çıkardı ve Taşköprü Caddesi ile Müderris Caddesi de bu caddenin parçasıydı. Yani burası şehrin ana çarşılarından biriydi.

2678A470 1Dc2 458A A8Ba Cfeb20F3103C

Bu tarihi köprümüzün üstünden yol geçti. Behdi Çayı kapandı. Arap Şeyh Tekkesi yıkıldı. Vilayet Matbaası kapandı. Konaklar ve evler yok oldu. En üzücü olanı da Emin Toktar Evi’nin yok olması. Ama çınarlar hala duruyor. Koskoca Taşköprü’den günümüze sadece Yakupoğlu’nun bir resminin kalması, sanatın kültür arşivleme yönünün ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Biz de aynısını gelecek nesiller için yapmaya çalışıyor, bugüne ulaşan her şeyi arşivlemekle uğraşıyoruz.

// Abdullah Reha Nazlı, 18.08.2026

07D7121E F418 40Ba A29B 268Bae37A953