Servi Mahallesi ve Sultanbağı Mahallesi’ndeki iki ayrı camimizle ilgili internette muazzam kafa karışıklığı var. İkisinin bilgileri birbirine karışmış durumda. İsimlerinde “çatal” geçtiği için bir kişinin yanlış bilgi almasıyla başlamış bir hata beş yıldır herkesin birbirinden içerik almasıyla birlikte iyice yayıldı. Üstelik yapay zeka da internetten bilgileri aldığı için aynı yanlışlığı yapıyor. Net bir ayrım yapmak gerekli.

Öncelikle şehrimizin tarihi bir çeşmesinden bahsedelim; “Çatal Çeşme”. Bugün bölgenin tamamına Sultanbağı diyoruz. Ama tarihte evlerin bittiği yerde “Sultan bağları” yani üzüm bağları başlardı. İşte evlerin bitip bağların başladığı bu sınırda bir çeşme vardı; “Çatal Çeşme”.

Ac310772 476F 466E B9A7 0F510Ff73910

Çatal Çeşme’nin arkasına yapılan mescide ise “Çatal Çeşme Mescidi” denir.

Yani Çatal Çeşme ve Çatal çeşme Mescidi şehrin sınırı idi. Tellal’dan yol buraya kadar gelir, buradan sonra düz gitmez, yukarı çıkardı. Bugün “Sultan Sokak” dediğimiz yoldan Ahi Arslan Cami’ne varılır. Burası da tarihte “Taşkapı” denilen bölgedir. Burası kervanların konaklama noktasıydı. Burada çizilmiş çok eski bir gravür mevcut. Buranın önemi hem kalenin yük kapısına çıkan yolun başı olmasıydı, hem de Çavdarhisar veya Gediz’e giden veya Gediz’den gelenlerin rotası olmasıydı. Kalenin güneyinden geçmek için mecburi tek rota burasıydı.

Şehir Çatal Çeşme’ye yüzyıllar içinde gelmişti. Yani Çatal Çeşme Mescidi, yaklaşık 200 yıllık bir camidir.

Şimdi diğer camimize gidelim. Çok daha eskiye. Germiyanoğlu’nun en güçlü dönemi olan I. Yakub döneminde Germiyan Sarayı yapılmıştı. Bir dönem sonra Süleyman Şah dönemi başladı. Süleyman Şah, kızını Yıldırım Bayezid’e gelin veren, Kula’da vefat eden Germiyan beyi.

C29799Ea B9C2 4Bdd 9Aaf 50Ddf88129Fd

İşte o da sarayın altına bir mescid yaptırdı. Bugünkü ismi “Servi Cami”. Bugünkü Telekom binasının altında, şehrin ortasında kalmış bu eser bir zamanlar Germiyan Sarayı alanındaydı.Bu mescide de “Çatal Mescid” denirdi.

Böylece internette “Çatal Mescid” ile “Çatal Çeşme Mescidi” birbirine karıştı. Bazı sitelerde Çatal Çeşme Mescidi’nin açıklamasında “Servi Mahallesi” yazıyor, hayır, o “Çatal Mescid”. Bazı sitelerde ise Servi Cami’nin açıklamlaları arasında “Ahi Arslan Cami yakınında” yazıyor. Hayır, o “Çatal Çeşme Mescidi”. Bazı platformlarda “Çatal Çeşme Mescidi, Germiyan eseridir” yazıyor, hayır o Servi Cami.

5688Ae8C Ca4A 4A8E Baeb 55B1A0Aa3E53

Çatal Çeşme Mescidi’ne neden “çatal” dendiği de özel bir konu. Yasemin Verim, iki ya da üç cepheli çeşmelere “çatal çeşme” dendiğini söylüyor. Bu aslında bir özel isim değil tür ismi. Bu açıdan Servi Çeşmesi’ne de zamanında “Çatal Çeşme” olarak anılması normal bir durum.

Ama Kütahya’da halk arasında yol ayrımlarına “çatal” dendiğini çok işittim. Bu açıdan iki çeşmenin de önlerinde birer çatal var. Çatal Çeşme Mescidi önünde iki dere kesişiyor, Servi Cami önünde ise iki yol kesişiyor.

Çatal Çeşme önünden Kapan Çayı geçer ama meğer yukardan gelen bir dere varmış; Kırklar Deresi. Derenin geldiği yolun adı bugün “Değirmen Sokak” çünkü bu su ile dönen bir değirmen varmış.

Yani; Kapan Çayı ile Kırklar Deresi’nin buluşup “çatal” oluşturduğu bu noktaya Osmanlı’da bir çeşme yapılmış ve adına “Çatal Çeşme” denmiş. Yüzyıllar sonra evler buraya ulaşınca Hacı Süleyman isminde biri tarafından çeşme yenilenmiş ve bir mescid yapılmış. Adı da “Çatal Çeşme Mescidi” olmuş.

8Fb3Cc0E 08Dc 4119 B416 123A87584E33

Bir başka keşfimiz de Servi Cami üzerine oldu. Tarihi rotaları çalışırken Kışlaönü’nden Balıklı Köprüsü’ne giden en kısa rota ile Yoncapınar’dan Kapan Köprüsü’ne giden en kısa rotanın kesiştiği yeri tespit ettim; Servi Cami. Bu cami tam olarak binlerce yıllık iki rotanın kesiştiği yere yapılmış. Bu iki rota da bir “çatal” oluşturuyor. Üstelik etrafta Bizans kalıntıları da var. Albert Gabriel, Servi Cami önünü, çeşmeyi ve sokağı tek bir fotoğrafla belgeler. Bu çeşmede devşirme Bizans parçaları vardır. Anlaşılan bu bölge Selçuklu’dan çok önce bile önemli bir rotaymış.

Sonuçta kafa karışıklığını giderelim.

Çatal Çeşme Cami

• Tarihteki ismi “Çatal Çeşme Mescidi”, ismi önündeki “Çatal Çeşme” ismindeki tarihi çeşmeden geliyor

• Yapım tarihi belli değil ama bugünkü halini 1803 yılında almış

• Yaptıran belli değil ama çeşmenin kitabesi Ağaçköylü Zeynel Abidin ismi birine ait. O da çeşmeyi yaptıran değil tamir ettiren kişi

• Yapıldığında şehrin en uç noktasıydı

• Bugün Sultanbağı Mahallesi’nde

• Tarihte ismi “Sultan Bağı Mahallesi” idi

• Kapan Çayı ile Kırklar Deresi’nin kesiştiği yerde idi

• Önünde müthiş bir çınar var

• Önünde “Çatal Çeşme” var

1A93Fafb 419E 4095 8810 73A46E990A78

Servi Cami

• Tarihteki ismi “Hacı Süleyman Mescidi”, halk arasındaki lakabı “Çatal Mescid”

• 1381 yılında, Germiyanoğlu Süleyman Şah döneminde yapıldı

• Yapan kişi Ali Bey oğlu Hacı Süleyman

• Yapıldığında Germiyan Sarayı’nın hemen altıydı

• Bugün Servi Mahallesi’nde

• Tarihte “Şehreküstü Mahallesi”nde idi ama bu bölgenin “Hacı Süleyman Mahallesi” olarak anıldığı bir dönem de oldu. 1520’deki kayıtlarda iki mahallenin de ismi geçiyor ama “Hacı Süleyman Mahallesi” ismi tarihte sadece bir dönemde geçiyor

• Kapan Köprüsü ve Balıklı Köprüsü’ne giden rotalar üzerinde idi

• Önünde Albert Gabriel fotoğraf çekti

• Önünde tarihi “Servi Çeşmesi” var ama “Çatal Çeşme” olarak anıldığı da olmuş

“Çatal Çeşme Mescidi”, sadece ve sadece bu isimle anılır. “Servi Cami” ise geçmişte “Çatal Mescid” olarak anılıyordu, bugün bu isim kullanılmıyor. Umarız kafa karışıklığı bu yazı ile son bulur ve internetteki içerikler de zaman içinde düzelir.

// Abdullah Reha Nazlı, 04.08.2026

304B079C 0884 467A 9D74 1Cd360140C69Fc86344E 9A8F 4737 8314 07Aeb4055Fa9

081B00E2 F22A 45B6 9Dfc 5Aa50B49D915